NOTER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NOTER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ÖZELGE: Münfesih kooperatifin harç, damga vergisi muafiyeti




T.C.
AFYONKARAHİSAR VALİLİĞİ
Defterdarlık Gelir Müdürlüğü

Sayı: 63611781-140[38-2014/4]-34

30.11.2016

Konu: Münfesih kooperatifin harç, damga vergisi muafiyeti

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; 1988, 1989, 1990 ve takip eden yılların olağan genel kurul toplantılarını yapmayan Kooperatifinizin, Kooperatifler Kanununun 81 inci maddesi ve ana sözleşmenin 85 inci maddesinin (6) numaralı bendi hükmü yerine gelmediğinden münfesih duruma geldiği, … Asliye Ceza Hukuk Mahkemesinin gerekçeli kararı doğrultusunda Kooperatifinizin tekrar faal duruma getirilmesi için 24.07.2014 tarihinde söz konusu yıllar ile 2013 yılı olağan genel kurul toplantısının yapıldığı belirtilerek, bu toplantılarda oy birliği ile kabul edilen bilançolar ve gelir gider tablolarının 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa 6335 Sayılı Kanunun 38 inci maddesi ile eklenen geçici 7 nci maddeye göre harç ve damga vergisinden muaf olup olmadığının bildirilmesi istenilmektedir.

            Bilindiği üzere, 492 Sayılı Harçlar Kanununun 38 inci maddesinde, noter işlemlerinden bu kanuna bağlı (2) sayılı tarifede yazılı olanların noter harcına tabi olduğu, 40 ıncı maddesinde, noter harçlarını harca mevzuu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu belirtilmiş, 41 inci maddesinde ise, "Noter harçları (2) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer veya ağırlık ölçüsüne göre nispi, işlemin nevi ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır." hükmüne yer verilmiştir. Ancak, söz konusu Kanunda kooperatiflere ilişkin herhangi bir muafiyet ve istisna hükmüne yer verilmemiştir.

            Öte yandan, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde ise, anılan Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu; 9 uncu maddesinde bu Kanuna ekli (2) sayılı tabloda yazılan kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. Ancak söz konusu tabloda konut yapı kooperatiflerinin damga vergisi muafiyeti ile ilgili herhangi bir hüküm yer almamaktadır.

            Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 sayılı Kanunun 38 inci maddesi ile eklenen geçici 7 nci maddesinde,

             "(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde aşağıdaki halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.
            ...
            d) Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ve kooperatifler.
            ...
            (4) Ticaret sicili müdürlüklerince;
            ...
            b) 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılır.
            c) Bu fıkranın (b) bendinde belirtilen şirketler dışında kalan kapsam dahilindeki diğer münfesih şirketler ile kooperatiflerden ayrıca, faaliyetlerine devam etme isteğinde bulunmaları halinde münfesih olma nedenini ortadan kaldıran işlemlerin yapılarak ispat edici belgelerin bildirilmesi istenir."
            hükmü yer almakta olup; aynı maddenin 13 üncü fıkrasında ise, bu madde uyarınca yapılacak tescil ve kayıt silme işlemlerinin her türlü harçtan, bu işlemler için düzenlenecek kağıtların damga vergisinden müstesna tutulacağı belirtilmiştir.

            Yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde, gerek 492 Sayılı Harçlar Kanununda gerekse 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda münfesih durumda iken mahkeme kararı ile tekrar faal duruma geçen kooperatiflerin gelir ve gider tabloları ile bilançoların onaylanması aşamasına yönelik herhangi bir muafiyet ve istisna hükmünün yer almadığı, ayrıca 6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinde belirtilen istisna hükmünün kooperatiflerin tasfiyesi ve ticaret sicilinden kayıtların silinmesine ilişkin olduğu dikkate alındığında, özelge talebinize konu bilanço ve gelir tablolarının maktu damga vergisine ve noterde işlem görmesi durumunda noter harcına tabi tutulması gerekmektedir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.
           
         



(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

KAYNAK: http://www.gib.gov.tr/munfesih-durumda-iken-mahkeme-karari-ile-tekrar-faal-duruma-gecen-kooperatifin-bilanco-ve-gelir

GENEL KURUL ORTAKLIKTAN ÇIKARILMA KARARININ İPTALİ

T.C.
Yargıtay
23. Hukuk Dairesi

Esas No:2014/5116
Karar No:2014/4707
K. Tarihi:19.6.2014

MAHKEMESİ : Kula Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/04/2013
NUMARASI : 2010/223-2013/77

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar, davalı kooperatif ve dahili davalı M.. M.. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif üyesi olduklarını, 01.06.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan karar ile üyeliklerine son verildiğini, kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde müvekkillerine tebliğ edilmek üzere notere tevdii edilmediğinden dava açma süresinin başlamadığını, üye olmayan kişilerin, toplantıda oy kullandıklarını, ihraç kararı içeriğinin doğru olmadığını, müvekkillerinin ürettikleri sütün kalitesini arttırdıklarını, kooperatif yönetimince müvekkillerinin sütlerinin alınmadığını ve kendilerine yem satışı yapmadıklarını ileri sürerek, genel kurul kararlarının iptali ile müvekkillerinin üyeliklerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacıların, birlikte dava açmalarının usule uygun olmadığını, davaların ayrılması gerektiğini, davacıların kooperatife muhalif olduklarını, süt dökmemeye ve yem almamaya başladıklarını, kooperatif anasözleşmesine aykırı davranmaları nedeniyle kooperatif üyeliğinden ihraç edildiklerini, davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı M.. M.. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamı ve benimsenen 04.02.2013 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; 01.06.2010 tarihli genel kurulda alınan bütün kararların hukuka aykırı olmadığı, 10. maddede davacıların ihracına karar verildiği, bu karardan sonra yönetim kurulu tarafından istifalarla ilgili alınan kararın herhangi bir hüküm ifade etmeyeceği, 10. gündem maddesinde alınan ihraç kararının tebliğ edilmediği ve bu haliyle kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 01.06.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 10 numaralı gündem maddesinin iptali ile davacıların kooperatif ortaklıklarının devam ettiğinin tespitine karar verilmiştir.

Karar, davalı kooperatif vekili ve dahili davalı İl Tarım Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Davacılar vekilinin temyiz istemi yönünden;
Davacılar vekili Av. F.. E.., kararı süresi içerisinde temyiz etmiş ise de, Dairemizin geri çevirme kararından sonra, 30.04.2014 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat etmiş olup; dosyadaki vekaletnamelerinde temyiz isteminden feragate dair yetkisinin bulunduğu görüldüğünden, davacılar vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dairemiz geri çevirme kararı üzerine davalı kooperatif vekili tarafından 15.05.2014 tarihli dilekçe ile hükmün, sadece davacı M.. K.. yönünden temyiz edildiği açıklandığından, davalı kooperatif vekilinin davacı M.. K.. yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Genel kurul kararının iptali davasını 1163 sayılı Kooperatif Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca ancak kooperatifin ortağı açabilir. Dava koşulu olan üyelik sıfatının kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir. Aksi halde davacının dava açmakta hukuki yararı kalmayacağından davanın bu sebeple reddi gerekir.
Öte yandan, Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesi "Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir." hükmünü içermektedir. Ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Yukarıda anılan 13. maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurması ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir. 
Davacılar vekilince dava dilekçesinde, iptali istenen genel kurul toplantısının yapıldığı tarihte davacı M.. K..'un üyelikten istifa ettiği açıklanmış olup, dosya kapsamında 01.06.2010 tarihli istifa dilekçesi bulunmaktadır. Davalı kooperatifin anasözleşmesinin "ortağın çıkma isteğinin kabulü" başlıklı 18. maddesi, " ortakların çıkma isteği yönetim kuruluna yazılı olarak yapılır. Yönetim kurulu bu isteği reddedemez ve ilk toplantısında görüşür. Ortağın ortaklıktan çıkması kooperatifin varlığını tehlikeye düşürebilecek nitelik taşıması halinde yönetim kurulu belirli bir tazminatın ödenmesini isteyebilir. Genel kurulun tasfiyeye karar verdiği tarihten 6 ay öncesine kadarki zaman içerisinde çıkma isteğinde bulunan ortakların bu isteği dinlenmez" hükmünü içermektedir. Kooperatif anasözleşmesinde istifanın belirli sürelerde yapılabileceğine ilişkin kısıtlayıcı bir hüküm bulunmamakta olup, kooperatifin tasfiyeye girdiği de iddia edilmemiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 12. maddesindeki, ortağın, istifasının genel kurullarda alınan karara dayanarak hesap yılı sonundan belli süre önce başvuru yapılması koşulu istifanın geçerliliğine etki etmeyip, ertesi yıl yapılmış gibi sonuç doğuracağı anlamına gelmekte olup, kooperatif ile ilişkisi kesilen ortağa yapılacak ödemelerin muaccel olduğu tarihin tespiti açısından çıkma payının tahsiline ilişkin davalarda sonuca etkilidir. Yılın son ayı içerisinde ulaşan bir istifa bildirimi hüküm ve sonuçlarını, ertesi yıl doğurur. Bu itibarla, davacılar vekilinin istifanın zamanında yapılmadığı yolundaki iddiası doğru değildir.
Bu durumda mahkemece, genel kurul kararının iptali için üyelik koşulunun, HMK'nın 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve anasözleşmenin 38. madde hükmünde aranan dava şartlarından olması nedeniyle HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca davacı M.. K.. tarafından açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

3- Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, somut olayda olduğu gibi, ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu hallerde, bir dava açıldıktan sonra davalı tarafı değiştirmek ya da mevcut davalı taraf yanına bir başka davalı taraf ilave etmek, ıslahla dahi mümkün değildir. Dava tarihinde ve dahili dava dahili dava dilekçe tarihinde yürürlükte olan usul yasamızda davanın nasıl açılacağı gösterilmiştir. Dava açıldıktan sonra harcı yatırılmayan dilekçe ile kişilerin dahili dava edilmesi ve haklarında hüküm tesis edilmesi olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle harcı yatırılmış bir dava dilekçesi bulunmadığı sürece usulüne uygun olarak açılmış bir davanın varlığından söz edilemez. YHGK'nın 31.05.2013 tarih ve 2012/23-1853 E., 2013/803 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, davacı, dava dilekçesinde tarafların kimler olduğunu belirtir ve dava, dava dilekçesinde gösterilen taraflar arasında devam eder. Ancak davanın açılmasından sonra, dava dilekçesinde gösterilen taraflarda değişiklik yapılması ihtiyacı ortaya çıkabilir. Bu değişiklik örneğin, taraflardan birinin dava sırasında ölmesinde veya dava yürürken dava konusunun devrinde olduğu gibi zorunlu (yasal) nedenlerle olabileceği gibi, davacının iradesine bağlı (iradi) değişiklik şeklinde de olabilir (Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Ankara 2012, s.812). İradi taraf değişikliği halinde ise; bu durum davayı değiştirme anlamına geldiğinden, zorunlu taraf değişikliğinden farklı bir rejime tabidir. Mülga 1086 sayılı HUMK iradi taraf değişikliği hakkında açık bir hüküm içermemekle birlikte, yerleşik Yargıtay uygulaması ile genel olarak, davada iradi taraf değişikliğine izin verilmemiştir. Bu durumun özellikle usul ekonomisi açısından eleştirilere tabi tutulmasını dikkate alan yasa koyucu, 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi ile belirli hallerde iradi taraf değişikliğine olanak veren bir düzenleme getirmiştir.
Anılan hükmün ikinci fıkrasında, bir davada taraf değişikliğinin ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu öngörülmüş olup, hakimin taraf değişikliği konusunda davalı tarafa rızası bulunup bulunmadığını açıkça sorması gerekmektedir. Üçüncü fıkrasında ise, “Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir” düzenlemesi getirilmiştir.
Somut olayda, zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı ve aleyhine usulüne uygun olarak açılmış bir dava da olmadığı ve anılan 124. madde koşulları gerçekleşmediği halde, mahkemece, dahili dava edilen Manisa Tarım İl Müdürlüğü, taraf sıfatını kazanmadığından ve aleyhine de hüküm kurulmadığından, kararı temyiz hakkı bulunmamasına göre, dahili davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ:

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı M.. K.. yönünden davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dahili davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davalıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kooperatifte tutulan defterler kaç yıl süre ile muhafaza edilir?

Kooperatiflerde tutulması zorunlu olan defterler son kayıt tarihinden itibaren;  kayıtlara esas belgeler ise belge üzerindeki tarihten itibaren on yıllık süre ile muhafaza edilmelidir (TTK Md. 68/1).
Kooperatifin dağılması halinde ise defter ve belgeler Kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki yetkili mahkeme tarafından on yıllık süre geçinceye kadar saklanmak üzere notere tevdi edilmelidir (TTK Md. 68/3).

Kooperatifte tutulan defterler kaç yıl süre ile muhafaza edilir?

Kooperatiflerde tutulması zorunlu olan defterler son kayıt tarihinden itibaren;  kayıtlara esas belgeler ise belge üzerindeki tarihten itibaren on yıllık süre ile muhafaza edilmelidir (TTK Md. 68/1).
Kooperatifin dağılması halinde ise defter ve belgeler Kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki yetkili mahkeme tarafından on yıllık süre geçinceye kadar saklanmak üzere notere tevdi edilmelidir (TTK Md. 68/3).

Kooperatiflerde aynı zamanda tasfiye kurulu olarak görevlendirilen yönetim kurulu üyelerinin tasfiye ile ilgili olarak yapacakları işlemler nelerdir?

Tasfiye başlangıcında, dağılma yönetim kurulunca ticaret siciline tescil ettirilir ve Ticaret Sicili Gazetesi ile mahalli bir gazetede birer hafta arayla üç defa yaptırılacak ilanla alacaklılar tasfiyeden haberdar edilerek bir yıl içinde alacaklarını beyana davet edilir.Ayrıca, Tasfiye memurları  tasfiye kararının verildiği tarih itibariyle Kooperatifin mali durumu incelenerek varlıkları ve borçları gösteren bir Tasfiye bilançosu tanzim edilir, tasfiye süreci boyunca yapılacak işlemleri belgelemek bakımından bir tasfiye defteri tutulur (Anasözleşme Md. 87).
Alacağı belirli olup da tahsil etmeye gelmeyenlerin alacağı notere yatırılır, vadesi henüz gelmemiş borçlar ile tartışmalı borçlara karşılık gelen miktar da yine notere tevdi edilir.
Tasfiye sürecinde kooperatifin geçmişten kalan ve henüz bitirilmemiş olan işleri mümkün olduğunca bitirilmeli, kooperatifin varlığı borçları ödemeye yeterli ise bu borçları ödenmeli, ancak, kooperatif borçlarının varlığından fazla olması halinde iflasın talep edilmesi için durum mahkemeye bildirilmeli, tasfiyenin uzun sürmesi halinde her yıl sonunda ara bilançolar tanzim edilmeli, genel kurulda karar alınmak suretiyle Kooperatifin taşınır/taşınmaz malları satılmalı, varsa ödenmemiş sermayeler tahsil edilerek kooperatifin borç alacak ilişkileri sonlandırılmalıdır.
Ayrıca, tasfiye işlemlerinin sonuçlandırılması için kooperatifin devam eden ceza ve hukuk davalarının sonuçlanması beklenmelidir.
Nihai olarak, tasfiye kurulu bir kapanış bilançosu tanzim ederek genel kurulu son olarak toplantıya çağırmalı, bu genel kurulda tasfiye kurulu raporları okunarak müzakere edilmeli, varsa tasfiye artığının ne şekilde değerlendirileceği, tasfiye, yönetim, denetim kurulu üyelerinin ibrası ve kooperatifin sicil kaydının silinmesi görüşülerek, bu hususlar ticaret Sicili Memurluğu’na tescil ettirilmelidir.

Kooperatiflerde aynı zamanda tasfiye kurulu olarak görevlendirilen yönetim kurulu üyelerinin tasfiye ile ilgili olarak yapacakları işlemler nelerdir?

Tasfiye başlangıcında, dağılma yönetim kurulunca ticaret siciline tescil ettirilir ve Ticaret Sicili Gazetesi ile mahalli bir gazetede birer hafta arayla üç defa yaptırılacak ilanla alacaklılar tasfiyeden haberdar edilerek bir yıl içinde alacaklarını beyana davet edilir.Ayrıca, Tasfiye memurları  tasfiye kararının verildiği tarih itibariyle Kooperatifin mali durumu incelenerek varlıkları ve borçları gösteren bir Tasfiye bilançosu tanzim edilir, tasfiye süreci boyunca yapılacak işlemleri belgelemek bakımından bir tasfiye defteri tutulur (Anasözleşme Md. 87).
Alacağı belirli olup da tahsil etmeye gelmeyenlerin alacağı notere yatırılır, vadesi henüz gelmemiş borçlar ile tartışmalı borçlara karşılık gelen miktar da yine notere tevdi edilir.
Tasfiye sürecinde kooperatifin geçmişten kalan ve henüz bitirilmemiş olan işleri mümkün olduğunca bitirilmeli, kooperatifin varlığı borçları ödemeye yeterli ise bu borçları ödenmeli, ancak, kooperatif borçlarının varlığından fazla olması halinde iflasın talep edilmesi için durum mahkemeye bildirilmeli, tasfiyenin uzun sürmesi halinde her yıl sonunda ara bilançolar tanzim edilmeli, genel kurulda karar alınmak suretiyle Kooperatifin taşınır/taşınmaz malları satılmalı, varsa ödenmemiş sermayeler tahsil edilerek kooperatifin borç alacak ilişkileri sonlandırılmalıdır.
Ayrıca, tasfiye işlemlerinin sonuçlandırılması için kooperatifin devam eden ceza ve hukuk davalarının sonuçlanması beklenmelidir.
Nihai olarak, tasfiye kurulu bir kapanış bilançosu tanzim ederek genel kurulu son olarak toplantıya çağırmalı, bu genel kurulda tasfiye kurulu raporları okunarak müzakere edilmeli, varsa tasfiye artığının ne şekilde değerlendirileceği, tasfiye, yönetim, denetim kurulu üyelerinin ibrası ve kooperatifin sicil kaydının silinmesi görüşülerek, bu hususlar ticaret Sicili Memurluğu’na tescil ettirilmelidir.

Kooperatifin Tüzel Kişiliğinin Kazanılmasından Sonra Yapılması Gereken İşlemler

Kanuni defterlerin tasdik ettirilmesi:

Yevmiye defteri, defteri kebir, envanter ve bilanço defteri, yönetim kurulu karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri ve ortaklar defteri(pay defteri), kullanılmaya başlanılmadan önce kooperatifin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne veya notere ibraz edilerek tasdik ve imza ettirilir. Açılış onaylarının noter tarafından yapıldığı hallerde ticaret sicili tasdiknamesinin noterce aranması zorunludur.

İzleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayları ise defterlerin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar noter tarafından yapılır.

(1) Noterler ile ticaret sicil müdürlüklerinin yapacağı açılış onayları defterin ilk sayfasına yazılır ve aşağıdaki bilgileri içerir:

a) Kooperatifin unvanı,
b) Kooperatifin iletişim bilgileri (adres, telefon, e-posta adresi),
c) Kooperatifin merkezi,
ç) MERSİS numarası,
d) Kooperatifin faaliyet konusu,
f) Defterin türü,
g) Defterin kaç sayfadan ibaret olduğu,
ğ) Defterin kullanılacağı hesap dönemi,
h) Onay tarihi,
ı) Onayı yapan makamın resmi mühür ve imzası.

(2) Defterler aşağıdaki şekilde onaylanır:

a) Ciltli defterlerin sayfalarının sıra numarasıyla teselsül ettiğine bakılarak, bu sayfalar teker teker onay makamının resmi mührü ile mühürlenir.
b) Müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanan tacirler bir yıl içinde kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda yaprağı yukarıdaki esaslara göre onaylattırırlar. Onaylı yapraklar bittiği takdirde, yeni yapraklar kullanılmaya başlamadan önce onaylatılır. Bunların sayfa numaraları onaylı yaprakların sayfa numaralarını takiben teselsül ettirilir. Tasdik makamı, ilave yaprakların sayısını ilk onayın altına kaydeder ve bu kaydı usulüne göre onaylar.

Sicil Müdürü veya noter, defterlerin kaç sayfadan ibaret olduğunu ilk ve son sayfaya yazarak resmi mühür ve imzasıyla tasdik eder. Eğer tasdik işlemi noter tarafından yapılmış ise noter, tasdik edilen defterlerin mahiyet ve adetlerini ve bunların kime ait olduğunu en geç yedi gün içinde ilgili ticaret sicili müdürlüğüne bildirir.

Yapılacak diğer işlemler: Kooperatifin işlemlerinde kullanılmak üzere mühür, kaşe yaptırılır; gelir gider makbuzları ve fatura gibi belgeler bastırılır. Kooperatif tüzel kişilik kazandığına göre kooperatif kurulurken hazırlanan anasözleşmede belirtilen yöneticilerin, tüm ortaklardan oluşan genel kurulu toplayarak, yönetim ve denetim kurullarını seçmeleri sağlanmalıdır.

Kooperatifin Tüzel Kişiliğinin Kazanılmasından Sonra Yapılması Gereken İşlemler

Kanuni defterlerin tasdik ettirilmesi:

Yevmiye defteri, defteri kebir, envanter ve bilanço defteri, yönetim kurulu karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri ve ortaklar defteri(pay defteri), kullanılmaya başlanılmadan önce kooperatifin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne veya notere ibraz edilerek tasdik ve imza ettirilir. Açılış onaylarının noter tarafından yapıldığı hallerde ticaret sicili tasdiknamesinin noterce aranması zorunludur.

İzleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayları ise defterlerin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar noter tarafından yapılır.

(1) Noterler ile ticaret sicil müdürlüklerinin yapacağı açılış onayları defterin ilk sayfasına yazılır ve aşağıdaki bilgileri içerir:

a) Kooperatifin unvanı,
b) Kooperatifin iletişim bilgileri (adres, telefon, e-posta adresi),
c) Kooperatifin merkezi,
ç) MERSİS numarası,
d) Kooperatifin faaliyet konusu,
f) Defterin türü,
g) Defterin kaç sayfadan ibaret olduğu,
ğ) Defterin kullanılacağı hesap dönemi,
h) Onay tarihi,
ı) Onayı yapan makamın resmi mühür ve imzası.

(2) Defterler aşağıdaki şekilde onaylanır:

a) Ciltli defterlerin sayfalarının sıra numarasıyla teselsül ettiğine bakılarak, bu sayfalar teker teker onay makamının resmi mührü ile mühürlenir.
b) Müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanan tacirler bir yıl içinde kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda yaprağı yukarıdaki esaslara göre onaylattırırlar. Onaylı yapraklar bittiği takdirde, yeni yapraklar kullanılmaya başlamadan önce onaylatılır. Bunların sayfa numaraları onaylı yaprakların sayfa numaralarını takiben teselsül ettirilir. Tasdik makamı, ilave yaprakların sayısını ilk onayın altına kaydeder ve bu kaydı usulüne göre onaylar.

Sicil Müdürü veya noter, defterlerin kaç sayfadan ibaret olduğunu ilk ve son sayfaya yazarak resmi mühür ve imzasıyla tasdik eder. Eğer tasdik işlemi noter tarafından yapılmış ise noter, tasdik edilen defterlerin mahiyet ve adetlerini ve bunların kime ait olduğunu en geç yedi gün içinde ilgili ticaret sicili müdürlüğüne bildirir.

Yapılacak diğer işlemler: Kooperatifin işlemlerinde kullanılmak üzere mühür, kaşe yaptırılır; gelir gider makbuzları ve fatura gibi belgeler bastırılır. Kooperatif tüzel kişilik kazandığına göre kooperatif kurulurken hazırlanan anasözleşmede belirtilen yöneticilerin, tüm ortaklardan oluşan genel kurulu toplayarak, yönetim ve denetim kurullarını seçmeleri sağlanmalıdır.