kooperatif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kooperatif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

KOOPERATİFLER, KOOPERATİF BİRLİKLERİ, KOOPERATİF MERKEZ BİRLİKLERİ VE TÜRKİYE MİLLİ KOOPERATİFLER BİRLİĞİ MUHASEBE YÖNETMELİĞİ

KOOPERATİFLER, KOOPERATİF BİRLİKLERİ, KOOPERATİF MERKEZ BİRLİKLERİ VE TÜRKİYE MİLLİ KOOPERATİFLER BİRLİĞİ MUHASEBE YÖNETMELİĞİ





Amaç ve kapsam

Madde 1 - 1163 sayılı Kanuna göre kurulan kooperatiflerin, kooperatif birliklerinin, kooperatifler merkez birliklerinin ve Türkiye Millî Kooperatifler Birliğinin muhasebe usulleri ve tutacakları defterler hakkında, bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.



BİRİNCİ BÖLÜM



Tutulacak defterler

Madde 2 - Kooperatifler ve bunların üst kuruluşları aşağıda belirtilen defterleri tutarlar.

A. Kanunî defterler,

B. Diğer kanunî defterler,

C. Yardımcı defterler.



A. KANUNİ DEFTERLER

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 182 ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 66 ncı maddeleri gereğince tutulması zorunlu olan defterlerdir.

a. Yevmiye defteri (T.T.K. mad. 70)

Yevmiye defteri kayda geçirilmesi icabeden işlemleri vesikalardan çıkararak tarih sırasiyle ve madde halinde tertipli olarak yazmaya mahsus defterdir.

Yevmiye defteri ciltli ve sahifeleri müteselsil sıra numaralı olur. Vergi kanunlarına göre, müteharrik yapraklı yevmiye defterinin kullanılmasına müsaade olunduğu takdirde, vergi kanunlarına uygun olarak bu defterler de kullanılabilir.

Yevmiye defterlerinin en az aşağıdaki bilgileri ihtiva etmesi şarttır.

1. Madde sıra numarası,

2. Tarih,

3. Borçlu hesap,

4. Alacaklı hesap,

5. Meblağ (Yardımcı hesaplara taksim edilenlerin izahat sütununda gösterilmesi şarttır.)

6. Her kaydın dayandığı vesikaların nev’i, varsa tarih ve numarası,

Bu defter; borç, alacak, izahat fiş numarası, yevmiye defteri, madde numarası, defteri kebir sahife numarası ve varsa tarih kayıtlarının yazılmasına imkan verecek şekilde tertip edilir. (Örnek: 1)

Nakden yapılan işlemler için tahsil veya tediye, mahsuben yapılan işlemlerde ise mahsup fişi kullanlır.

Günlük işlemleri ihtiva eden bu fişler, yevmiye defterine aşağıda belirtilen şekilde kaydedilir.

Fişler önce türlerine göre ayırıma tabi tutulduktan sonra, muhasebe planındaki en küçük hesaptan başlamak üzere yevmiye defterine tahsil, tediye ve mahsup fişi sırasına göre kaydedilir.

İş hacminin genişliği, işlemlerin bir yevmiye defterine kaydına imkân vermediği durumda tek ve çift günler veya tek ve çift aylar için ayrı ayrı yevmiye defteri kullanılabilir.

İş yılı bittiği halde defter dolmamışsa, gelecek yıl işlemlerinin kaydında da kullanılabilir.

Yevmiye defterinin borç ve alacak toplamlarının biribirine eşit olması gerekir.

Her iş yılı sonunda katî mizanın çıkarılmasının müteakip katî mizan bakiyeleri esas alınmak ve borç bakiyesi veren hesaplar ALACAK, alacak bakiyesi veren hesaplar BORÇ  kaydedilmek üzere bir mahsup fişi düzenlenerek yevmiye defterinin sonuna kapanış maddesi kaydedilir. Yeni iş yılında yevmiye defterinin ilk maddesine kati mizan bakiyeleri yazılır.

b. Defteri kebir (T.T.K. mad. 71)

Defteri kebir, yevmiye defterine kaydedilmiş olan işlemleri buradan alarak sistemli bir surette hesaplara dağıtan ve tasnifli olarak bu hesaplarda toplayan defterdir.

Defteri kebir en azından şu bilgileri ihtiva etmek zorundadır:

1 Tarih,

2. Yevmiye defteri madde numarası,

3. Meblağ,

4. Toplu hesaplarda yardımcı nihaî hesapların isimleri,

Defteri kebir ciltli ve müteselsil sıra numaralıdır. Karşılıklı iki sahifesi bir hesaba tahsis edilir. Birinci sahifeye ilgili hesabın borç işlemleri, ikinci sahifeye alacak işlemleri kaydolunur. (Örnek: 2)

Defteri kebir sahifeleri, hesap planındaki sıraya ve hesabın işleme durumuna göre taksim olunur. (Örnek: 2)

İş hacmi az olan kooperatif kuruluşlar, yevmiyeli defteri kebir kullanabilirler.

Bu defter, defteri kebir ile yevmiye defteri ve kasa defterinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu üç defterin vazifesini görür.

Kasa ve mahsup işlemlerinin tarih sırasıyla düzenli ve müfredatlı olarak kaydına mahsustur. Ciltli olup sahifeleri müteselsil sıra numaraları taşır. (Örnek: 3)

c. Envanter ve bilanço defteri (T.T.K. mad.72, 73)

Envanter çıkarmak; saymak, ölçmek, tartmak ve değerlendirmek suretiyle, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları, kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmektir.

Envanter defteri, işe başlama tarihinde ve müteakiben her iş yılı sonunda çıkarılan envanter ve bilançoların kaydına mahsus defterdir.

Envanter defteri, ciltli ve sahifeleri müteselsil sıra numaralıdır.

Kanunda aksine hüküm olmadıkça iş yılı sonu için çıkarılacak envanter ve bilançoların gelecek iş yılının ilk üç ayı içinde tamamlanmış olması lazımdır.

Envanter esas itibariyle defter üzerine çıkarılır. Ancak işlerinde geniş ölçüde ve çeşitli mal kullanan büyük kooperatif işletmeleri, envanterlerini listeler halinde tanzim ve listeler muhteviyatını envanter defterine icmalen kaydedebilirler.

Bu takdirde envanter cetvellerinin;

a. Sahifelerinin numaralanarak sıraya konulması,

b. Envanterleri çıkaran memurla yetkililer tarafından imzalanması ve tanzim tarihinin konulması gerekir.

ç. Karar defteri (T.T.K. mad. 78, 326)

Karar defterleri kooperatifin yetkili organlarınca (Genel kurul ve yönetim kurulu) alınan kararların kaydına mahsus defterlerdir.

I. Genel kurul karar defteri

Bu deftere, genel kurul tarafından alınmış olan kararlar, toplantı tarihi, toplantıda bulunan ortakların ortak numarası, ad ve soyadları ile, alınan kararlarda oy sayısı ve müzakerelerin tam bir surette bilinmesi için gerekli diğer hususlar kaydedilir. Kararların altı imzaya yetkili olanlar tarafından imzalanır.

Defter ciltli ve müteselsil sıra numaralı olacaktır.

Bu defter, sahifeleri bitinceye kadar kullanılır.

II. Yönetim kurulu karar defteri

Yönetim kurulu karar defteri yönetim kurulu tarafından alınan kararların kaydına mahsustur.

Ciltli ve müteselsil sıra numaralıdır.

Yönetim kurulu tarafından alınan kararların, deftere yazılması ve altının toplantıda hazır bulunan üyler tarafından toplantı sırasında imzalanması mecburidir.

Verilen karara aykırı oy kullanan veya çekimser kalan üyeler sorumluluktan kurtulabilmek için karar altına aykırı oy kullanma ve çekimserlik sebeplerini belirterek kararı imzalarlar ve bu durumu denetçilere bildirirler.

Karar metninde; toplantı günü, karar numarası, toplantıda hazır bulunan üyelerin ad ve soyadları, beyan edilen oy ve müzakerelerin tam bir surette bilinmesi için gerekli diğer hususlar bulunur.

Her karar için, ait olduğu iş yılında birden başlamak ve iş yılı sonunda hitam bulmak üzere numara verilir.

d. Ortaklar defteri (T.T.K. mad. 326, K.K.mad.16)

Bu deftere; ortakların ad ve soyadları, iş ve konut adresleri, ortaklığa giriş-çıkış tarihleri ve çıkarılma sebepleri, taahhüt ettikleri sermaye payları ile bu paylara karşılık yapılan tahsilat ve iadeler, ortaklığa kabul ve çıkışları ile ilgili yönetim kurullarının kararı, tarih ve numaraları kaydedilir. (Örnek: 4)

B. DİĞER KANUNİ DEFTERLER (V.U.K. mad.197, 201, 206, 213)

Vergi Usul Kanunu işletmelerin özelliğine göre bazı ilave defterlerin tutulmasını gerekli kılmıştır. Eğer kooperatif, sınai bir işletme kurmuşsa, bu işletme için (İmâlat defteri) ile (İstihsal vergisi defteri) tutacaktır. Kooperatif nakliyat işleri ile uğraşıyorsa (Nakliyat vergisi defteri) veya zirai işletme söz konusu ise (Çiftçi işletme defteri) tutulması gereklidir.

C. YARDIMCI DEFTERLER

Kooperatif ve üst kuruluşlar kanunî defterler dışında aşağıda belirtilen

yardımcı defterleri tutmakla zorunludur. (Örnek: 5 - 10)

1. Kasa defteri,

2. Stok giriş-çıkış defteri veya kartları,

3. Sabit kıymetler ve demirbaş defteri,

4. Kıymetli evrak defteri,

5. Teftiş defteri,

6. Gelen giden evrak kayıt defteri.

Bu defterler dışında ihtiyaca göre her hesap için ayrı ve müfredatlı diğer defter ve föyler tutulabilir.

Bu defterler tasdike tabi değildir. Defter veya kalamoza şeklinde tutulur. Şekilleri ihtiyaç ve iş icaplarına göre değişik olabilir.

1. Kasa defteri

Günlük tahsil ve tediye işlemlerinin kaydına ve kasa mevcudunun kontroluna yarıyan yardımcı bir defterdir.

Tahsil edilen paralar bu defterin borç kısmına, nakden yapılan ödemeler de alacak kısmına kaydedilir. Bu defterin borç bakiyesi kasa mevcudunu gösterir. (Örnek: 5)

Günlük işlemlerin sonunda kasadaki paralar sayılarak kasa yardımcı defteri kayıtlarına uygun olup olmadığı kontrol edilir.

Yevmiyeli defteri kebir kullanan kooperatif kuruluşlar, kasa mevcudunu bu defter üzerinde takip edebileceklerinden ayrıca kasa yardımcı defteri tutmalarına lüzum yoktur.

(Tahsil ve tediye işlemlerinden ve kasadaki paraların saklanmasından sorumlu olanların yönetim kurulu tarafından alınacak bir kararla yazılı olarak tesbiti gerekir.)

2. Stok giriş ve çıkış defteri

Depoya giren ve çıkan malların kaydına ve depodaki malların kontroluna mahsus bir defterdir.

Bu defterin borç kısmına depoya giren mallar, alacak kısmına depodan çıkan mallar miktar ve bedel olarak kaydedilir. Her malın cinsine göre bu defterde ayrı bölümler tahsis edilebildiği gibi işin önemine göre çeşitli türdeki mallar için ayrı ayrı defterler de tutulabilir. (Örnek: 6,7)

3. Sabit kıymetler ve demirbaş defteri

Bu defter, kooperatif kuruluşlara ait sabit kıymetlerle, demirbaşların alım tarihini, cinsini, maliyet bedellerini, miktarını, yıllar itibariyle ayrılan amortismanları gösteren bir defterdir. Sabit kıymetler ve demirbaş defteri şeklinde ayrı ayrı olarak da düzenlenebilir. (Örnek: 8)

4. Kıymetli evrak defteri

Bu defteri, kooperatifte kullanılan çekler, tahsil, tediye ve mahsup fişleri, ambar giriş ve çıkış fişleri, çek pusulaları, nakliye fişleri gibi evrakın giriş ve çıkışlarının kaydına mahsus defterdir. (Örnek: 9)

5. Teftiş defteri

Bu defter Ticaret Bakanlığı veya görevlendireceği kuruluşların müfettişleri ta-rafından yapılan teftişler ve düzenlenen raporlarla ilgili defterdir. (Örnek: 10)

6. Gelen giden evrak defteri

Kooperatife gelen ve kooperatiften gönderilen yazıların kaydına mahsus defterdir. (Örnek: 11)

Hesap dönemi

Madde 3 - Defterler hesap dönemi itibariyle tutulur. Kayıtlar her hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi dönem başında yeniden açılır.

Hesap dönemi normal olarak takvim yılıdır.

Şu kadar ki, takvim yılı dönemi faaliyet ve muamelelerinin mahiyetine uygun bulunmayan kooperatif kuruluşlar Maliye Bakanlığına müracaat ederek 12 aylık özel hesap dönemleri uygulayabilirler. (V.U.K. Mad. 174)



İKİNCİ BÖLÜM

         Kanuni defterlerin tasdiki
Madde 4 - Yevmiye defteri, defteri kebir, (veya yevmiyeli defteri kebir) envanter ve bilanço defteri, karar defterlerinin kullanılmaya başlanılmadan önce notere tasdik ettirilmesi gerekir. (T.T.K. mAD. 69)

Vergi mükellefiyeti yönünden defterlerin tasdiki hakkında Vergi Usul Kanununun 220 ve 221 inci maddeleri hükümleri saklıdır.

A. Beyanname verme

Kooperatif ve üst kuruluşlar tutmaya mecbur oldukları diğer defterlerle tutmak istedikleri defterlerin her birinin nev’i ve mahiyetleriyle sayfa sayılarını gösteren iki nüsha beyannameyi bu defterleri kullanmaya başlamadan önce  sicil memuruna vermeye mecburdur.

Memur bunlardan birisini tasdik ederek ilgili kuruluşa geri verir. Bu mükellefiyeti hiç veya kanuna uygun şekilde yerine getirmeyen kooperatif kuruluşun bu gibi defterleri lehine delil olamaz.(T.T.K. mad.69)

B. Tasdiki yenileme

Yevmiye ve envanter defteri ile V.U.Kanununa göre tutulması mecburi olan diğer defterleri ertesi yılda da kullanmak isteyenler Ocak ayı, hesap dönemleri Maliye Bakanlığınca tespit edilenler bu dönemin ilk ayı içinde tasdiki yeniletmeye mecburdurlar. (V.U.K. mad.222)



ÜÇÜNCÜ BÖLÜM



Kayıt nizamı

Madde 5 - Bu Yönetmeliğin 2 nci maddesinde sayılan kooperatif kuruluşları tutacakları defter ve kayıtların:

a. Türkçe olarak tutulması, (V.U.K. mad. 215)

b. Mürekkeple veya makina ile yazması, (V.U.K. mad.216) gerekir.

Bilumum defterlerde hesaplar kapatılıncaya kadar toplamlar geçici olarak kurşun kalemle yapılabilir. Bunlar mizan çıkarılarak mutabakat sağlandıktan sonra mürekkeplenir ve müteakip aya kurşun kalem ile yazılmış yazı veya yekûn bırakılmaz. (V.U.K. mad. 216)

Yevmiye defteri maddelerinde yapılan yanlışlar ancak muhasebe kaidelerine göre düzeltilebilir. Diğer bilumum defter ve kayıtlara rakam ve yazılar yanlış yazıldığı takdirde, düzeltmeler ancak yanlış rakam ve yazı okunacak şekilde çizilmek, üste veya yan tarafına veyahut ilgili bulunduğu hesaba doğrusu yazılmak suretiyle yapılabilir.

Defterlere geçirilen bir kaydı kazımak, çizmek veya silmek suretiyle okunamaz bir hale getirmek yasaktır. (V.U.K. mad.217)

Defterlerde, kayıtlar arasında usulen yazılmaya mahsus olan satırlar, çizilmeksizin boş bırakılamaz ve atlanamaz.

Ciltli defterlerde, defter sayfaları ciltten koparılamaz. Tasdikli müteharrik yapraklarda bu yaprakların sırası bozulamaz ve bunlar yırtılamaz. (V.U.K. m. 218)

Kayıtların mazeretsiz ve sebepsiz olarak 10 günden fazla geciktirilmesi caiz değildir. (V.U.K. mad. 219/9)



DÖRDÜNCÜ BÖLÜM



Muhasebeyle ilgili belgeler

Madde 6 - Kooperatif kuruluşların işlemlerinin muhasebeleştirilmesinde aşağıdaki belgeler kullanılır:

A. FİŞLER:

1. Tahsil fişi,

2. Tediye fişi,

3. Mahsup fişi.

1. Tahsil fişi

Tahsil fişleri, numaraları teselsül eden ve her numarası biri dip koçan olmak üzere ikişer nüshalı olan matbu belgelerdir. Kasaya giren paralar için kullanılır.

2. Tediye fişi

Tediye fişleri de tahsil fişleri şeklinde matbu belgelerdir. Kasadan çıkan paralar için kullanılır.

Fişlerin üzerinde borçlu veya alacaklı hesapların numara ve isimleri, tahsil veya tediyenin yapıldığı şahıs veya müessesenin ismi, meblağ ve muamelenin açık şekilde müstenidatının cins, numara ve tarihini de belirtecek izahat bulunur.

Fişlere eklenen evrakı müsbitenin cinsi ve adedi fiş üzerine kaydedilir. Fiş onu yazan tarafından ve ayrıca yetkililer tarafından imzalanır. Fişlere istinaden kasadan yapılacak tediye veya tahsilâtı müteakip bunların üzerine veznedar tarafından “tahsil edilmiştir”, “tediye edilmiştir” damgası vurulur ve imzalanır.

Bu fişlerin ilk nüshaları müsbit evrak olarak kayıt ve muhafaza olunur. Dip koçanı ayrıca muhafaza edilir.

3. Mahsup fişi

Mahsup fişlerinin numaralı olması zorunlu değildir. Bu fişte de tahsil ve tediye fişlerinde olduğu gibi muamelenin mahiyetini açıkça belirtecek şekilde izahat, müstenidatının cins, tarih ve numarası, borçlu ve alacaklı hesapların isim ve numaraları, miktar, fişi yazanın ve yetkililerin imzası bulunur. Fişlerin dayanağı olan eklerin adetleri de fişe kaydedilir.

Tahsil, tediye ve mahsup fişleri yevmiye defterine işlendikten sonra yevmiye defterinin madde numarası kırmızı mürekkeple bu fişler üzerine kaydedilir.

B. MAKBUZ

Kasaya giren paralar ile depoya giren ayniyat karşılığında verilen vesikalara makbuz denir.

Kasaya giren para karşılığında ve yatıranın isteği üzerine verilen kasa makbuzları iki nüsha olarak düzenlenir. Makbuz numaraları matbu ve müteselsildir. İlk nüsha ilgili şahıs veya müesseseye verilir. Sabit nüshası dip koçan olarak saklanır. Makbuz üzerinde paranın niçin alındığı, parayı verenin adı, alınan paranın yazı ve rakamla miktarı, makbuzu yazanın ve ayrıca yetkililerin imzaları ve tarih bulunur.

C. ÇEK

Kooperatif bankalar nezdinde açtırmış olduğu tevdiat hesaplarından veya bankalarca kooperatif lehine açılmış bulunan kredi dahilinde borçlu cari hesaplardan çekilecek paralar için kullanılan, usulüne uygun şekilde düzenlenen matbu bir vesikadır. Çekler ilgili bankalardan temin edilir. Kullanılan çeklerin dip koçanları saklanır.

D. FATURALAR

Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya iş yapan tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.

a. Faturada bulunması gereken bilgiler

Faturada en az aşağıda belirtilen bilgiler bulunur.

1. Faturanın sıra numarası ve tarihi,

2. Faturayı çıkaranın ticaret unvanı ve iş adresi,

3. Müşterinin ticaret unvanı ve adresi,

4. Emtianın veya işin nev’i, miktarı, fiyatı ve tutarı,

5. Satılan mallar faturanın düzenlenmesinden evvel teslim edilmişse teslim tarihi.

b. Fatura düzenlenmesi (V.U.K. mad. 230, 231)

Faturanın düzenlenmesinde aşağıdaki kaideler uygulanır.

1. Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Aynı müessesenin muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak üzere ayrı ayrı fatura kullanıldığı takdirde, bu faturalara şube ve kısımlara göre şube veya kısmın isimlerinin yazılması veya özel işaretle seri tefriki yapılması mecburidir.

2. Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kalemiyle doldurulur.

3. Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak çıkarılır. Birden fazla örnek çıkarıldığı takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir.

4. Faturanın baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya yetkili olanların imzası bulunur.

c. Fatura kullanma mecburiyeti (V.U.K. mad. 232)

Kooperatif kuruluşlar Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre birinci sınıf tüccar olarak mütalaa edilir.

Bu bakımdan:

1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara,

2. Serbest meslek erbabına,

3. Kazançları götürü usulde tesbit olunan tüccarlara,

4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere,

5. Vergiden muaf esnafa,

Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.

Yukarıdakiler dışında kalanların kooperatiften satın aldıkları emtia veya kooperatife yaptırdıkları iş bedelinin bin lirayı geçmesi veya bedeli bin liradan az olsa dahi istemeleri halinde kooperatifin fatura vermesi mecburidir.

E. PERAKENDE SATIŞ VESİKALARI

Kooperatif kuruluşlar fatura vermek mecburiyeti olmayan satışlarını aşağıda belirtilen kayıtlardan herhangi biri ile tevsik eder.

1. Kasa veya satış fişleri,

2. Kasa veya satış fişlerinin dökümlerini ihtiva eden günlük bordrolar,

3. Makineli kasaların kayıt ruloları veya rulosuzlarda günlük satış toplamının yazıldığı fişler.

F. GİDER PUSULASI (V.U.K. mad.234)

Kooperatifler:

1. Kazançları götürü usulde tesbit olunan tüccara,

2. Kazançları götürü usulde tesbit olunan serbest meslek erbabına,

3. Vergiden muaf esnafa,

Yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri bir gider pusulası tanzim ederler. Bu pusulanın bir nüshası işi yapana veya emtiayı satana verilir.

Gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev’i ile miktar ve bedelini ve iş ücretini, işi yapan ile yaptıranın veya emtiayı satın alan ile satanın adları ile soyadlarını, adreslerini ve tarihi ihtiva eder.

G. MÜSTAHSİL MAKBUZU

Kooperatif ve üst kuruluşları birinci sınıf tüccar gibi defter tutmak mecburiyetinde olduklarından, götürü usule tabi veya vergiden muaf çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalayarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdur. (V.U.K. mad.225). Alınan bu nüsha fatura yerine geçer.

Müstahsil makbuzunda en az aşağıda yazılı bilgiler bulunur.

1. Makbuzun tarihi,

2. Kooperatif veya üst kuruluşun adı ve unvanı,

3. Malı satan çiftçinin soyadı, adı ve ikametgâh adresi,

4. Satın alınan malın, cinsi miktarı ve bedeli.

H. ÜCRET BORDROSU

İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya mecburdurlar (V.U.K. mad.238). Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf olan ücretlerle götürü ücret üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz.

Ücret bordrolarına en az aşağıdaki bilgiler yazılır.

1. Hizmet erbabının soyadı, adı, ücretin alındığına dair imzası veya mührü (Ücretin ödenmesinde ayrıca makbuz alan işverenlerin tutacakları ücret bordrosuna imza veya mühür konulması mecburî değildir.)

2. Varsa vergi karnesinin tarih ve numarası,

3. Birim ücreti (Aylık, haftalık, gündelik, saat veya parça başı ücreti),

4. Çalışma süresi veya ücretin ilgili olduğu süre,

5. Ücret üzerinden hesaplanan vergilerin tutarı, (Varsa diğer kesintiler)

Bordronun hangi aya ait olduğu baş tarafında gösterilir. Bir aya ait bordro ertesi ayın yirminci gününe kadar hazırlanıp tarihlenerek kooperatif yetkilileri ile bordroyu tanzim eden memur tarafından imzalanır.

İşverenler, ücret bordrolarını, yukarıki esaslara uymak şartiyle diledikleri şekilde tanzim edebilirler.



BEŞİNCİ BÖLÜM



Defterlerin ve müsbit evrakın saklanma mecburiyeti ve müddeti

Madde 7 - Türk Ticaret Kanununa göre, defterlerin son kayıt tarihinden ve saklanması mecburî olan diğer hesap ve kağıtların tarihlerinden itibaren on yıl geçinceye kadar saklanması mecburidir. (T.T.K. mad. 68)

Kooperatiflerin, işletmeleriyle ilgili işler dolayısiyle aldıkları mektup, yazı, telgraf, fatura, cetvel, senet gibi vesika ve kâğıtlarla ödemelerini gösteren vesikaları ve yazdığı mektup, yazı ve telgrafların kopyalarını ve mukavelenameleri, taahhüt ve kefalet vesair teminat senetleri ve mahkeme ilâmları gibi belgeleri muntazam bir tarzda dosya halinde saklamaları mecburidir. (T.T.K. mad. 66)

Bu defterler ve kâğıtlar; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanunî müddet içinde ziyaa uğrarsa, ziyanın öğrenildiği tarihten itibaren 15 gün içinde kooperatif yetkilileri kooperatifin bulunduğu yerin salâhiyetli mahkemesinden kendilerine bir vesika verilmesini isteyebilirler.

Mahkeme lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesikanın alınmamış olması halinde defterlerin ibrazından kaçınılmış sayılır. (T.T.K. ma6. 68)



ALTINCI BÖLÜM



Hesap planı

Madde 8 - (Tekdüzen Hesap Planı uygulamasına geçildiğindenYönetmeliğin kendi hesap planı yazılmamıştır)



Madde 9 - 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 89 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmış bulunan bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


Madde 10 - Bu Yönetmelik hükümlerini Ticaret Bakanlığı yürütür.

Kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/35734

Kooperatiflerde ortakların genel kurul kararları aleyhine dava açma hakkı

Genel kurul kararları aleyhine dava açma hakkı kanunun 53. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun, iptal davası açma hakkını genel kurul toplantısında hazır bulunan ortaklar ile toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın tüm ortaklar olmak üzere iki farklı gruba tanımıştır. Buna göre kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine mahkemede iptal davası açılabilir.
Genel kurul toplantısında hazır bulunan ortaklardan; kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen ortakların dava açma hakları bulunmaktadır. Buna göre; genel kurul toplantısında hazır bulunan bir ortağın kararın altına gerekçeli olarak muhalefetini yazdırıp imzalamak ya da gerekçeli olarak ayrı bir kağıda yazarak imzaladığı muhalefetini divana sunup gerekirse bakanlık temsilcisine de duyurarak bunun tutanağa geçmesini sağlamak suretiyle yapabilir.
Yine muhalefetinin genel kurul tutanağına yazılmadığını kanıtlayan ortağın da iptal davası açma hakkı bulunmaktadır. Benzer biçimde, genel kurul toplantısına katılmak isteyip de toplantıya alınmadığını ve dolayısıyla da oyunun kullanılmasına müsaade edilmediğini veya toplantıya katılmakla birlikte oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmediğini kanıtlayan bir ortağın da dava açma hakkı bulunmaktadır.
Genel kurul toplantısında hazır bulunsun ya da bulunmasın; toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini, genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden ortakların da iptal davası açma hakları bulunmaktadır.
Genel kurul kararı aleyhine toplantıyı kovalayan günden itibaren 1 ay içinde dava açılması gerekir. Bir aylık süre; toplantının yapıldığı gün, toplantı birkaç gün devam etmişse son günü takip eden ertesi gün başlar. Buradaki 1 aylık süre, hak düşürücü süredir ve bu süre geçtikten sonra iptal davası açma hakkı olan ortakların bu hakları düşecektir. Öte yandan, bir aylık hak düşürücü sürenin sona erip ermediği mahkemece resen dikkate alınmaktadır.
Diğer taraftan, ortaklıktan ihraca ilişkin genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma süresi 1 ay olmayıp, 3 aylık süreye tabidir. Bu halde, ihraç edilen ortak genel kurula katılmışsa da kararın onaylı bir örneğinin ortağa tebliğ edilmesi gerekir ve 3 aylık hak düşürücü süre de bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Batıl olan (ölü doğmuş) genel kurul kararları kooperatif ortakları ve üçüncü şahıslar için hiç bir hak ve borç doğurmaz bu gibi kararların iptali 1 aylık hak düşürücü süreye tabi olmayıp her zaman istenebilir. Genel kurul kararlarının mutlak butlanla sakat olduğunu iddia eden ortakların genel kurul toplantılarında hazır bulunması ve itirazını tutanağa yazdırması da şart olmayıp, genel kurul kararlarına katılmayan ortakların da böyle bir iddiayla dava açmaları mümkündür.
İptal davasının açılacağı mahkeme, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Buna göre, genel kurul kararları aleyhine açılması istenen iptal davası, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesi, bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır.
İptal davasının açıldığı hususu ile duruşmanın yapılacağı gün yönetim kurulu tarafından usulen ilan olunur (KK. m. 53/2).
Genel kurul kararları aleyhine birden fazla iptal davası açılması halinde, davalar birleştirilerek görülür ve bir aylık hak düşürücü süre sona ermeden duruşmaya başlanılamaz (KK. m. 53/3).
Kooperatifin karşı karşıya kalabileceği muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesi mahkeme tarafından istenebilir. Bu durumda, teminatın ne olacağı ve miktarını belirleme yetkisi yine mahkemeye aittir (KK. m. 53/4).
Kooperatif aleyhine açılan dava sonucunda iptali istenen kararların iptali yönünde bir karar çıkması halinde, bu karar bütün ortaklar için hüküm ifade eder (KK. m. 53/5).
Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder (KK. m. 53/5). Bu bağlamda, iptali kesinleşen genel kurul kararları artık hiçbir ortak için ileri sürülemez. 

Kooperatiflerde ortakların genel kurul kararları aleyhine dava açma hakkı

Genel kurul kararları aleyhine dava açma hakkı kanunun 53. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun, iptal davası açma hakkını genel kurul toplantısında hazır bulunan ortaklar ile toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın tüm ortaklar olmak üzere iki farklı gruba tanımıştır. Buna göre kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine mahkemede iptal davası açılabilir.
Genel kurul toplantısında hazır bulunan ortaklardan; kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen ortakların dava açma hakları bulunmaktadır. Buna göre; genel kurul toplantısında hazır bulunan bir ortağın kararın altına gerekçeli olarak muhalefetini yazdırıp imzalamak ya da gerekçeli olarak ayrı bir kağıda yazarak imzaladığı muhalefetini divana sunup gerekirse bakanlık temsilcisine de duyurarak bunun tutanağa geçmesini sağlamak suretiyle yapabilir.
Yine muhalefetinin genel kurul tutanağına yazılmadığını kanıtlayan ortağın da iptal davası açma hakkı bulunmaktadır. Benzer biçimde, genel kurul toplantısına katılmak isteyip de toplantıya alınmadığını ve dolayısıyla da oyunun kullanılmasına müsaade edilmediğini veya toplantıya katılmakla birlikte oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmediğini kanıtlayan bir ortağın da dava açma hakkı bulunmaktadır.
Genel kurul toplantısında hazır bulunsun ya da bulunmasın; toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini, genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden ortakların da iptal davası açma hakları bulunmaktadır.
Genel kurul kararı aleyhine toplantıyı kovalayan günden itibaren 1 ay içinde dava açılması gerekir. Bir aylık süre; toplantının yapıldığı gün, toplantı birkaç gün devam etmişse son günü takip eden ertesi gün başlar. Buradaki 1 aylık süre, hak düşürücü süredir ve bu süre geçtikten sonra iptal davası açma hakkı olan ortakların bu hakları düşecektir. Öte yandan, bir aylık hak düşürücü sürenin sona erip ermediği mahkemece resen dikkate alınmaktadır.
Diğer taraftan, ortaklıktan ihraca ilişkin genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma süresi 1 ay olmayıp, 3 aylık süreye tabidir. Bu halde, ihraç edilen ortak genel kurula katılmışsa da kararın onaylı bir örneğinin ortağa tebliğ edilmesi gerekir ve 3 aylık hak düşürücü süre de bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Batıl olan (ölü doğmuş) genel kurul kararları kooperatif ortakları ve üçüncü şahıslar için hiç bir hak ve borç doğurmaz bu gibi kararların iptali 1 aylık hak düşürücü süreye tabi olmayıp her zaman istenebilir. Genel kurul kararlarının mutlak butlanla sakat olduğunu iddia eden ortakların genel kurul toplantılarında hazır bulunması ve itirazını tutanağa yazdırması da şart olmayıp, genel kurul kararlarına katılmayan ortakların da böyle bir iddiayla dava açmaları mümkündür.
İptal davasının açılacağı mahkeme, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Buna göre, genel kurul kararları aleyhine açılması istenen iptal davası, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesi, bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır.
İptal davasının açıldığı hususu ile duruşmanın yapılacağı gün yönetim kurulu tarafından usulen ilan olunur (KK. m. 53/2).
Genel kurul kararları aleyhine birden fazla iptal davası açılması halinde, davalar birleştirilerek görülür ve bir aylık hak düşürücü süre sona ermeden duruşmaya başlanılamaz (KK. m. 53/3).
Kooperatifin karşı karşıya kalabileceği muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesi mahkeme tarafından istenebilir. Bu durumda, teminatın ne olacağı ve miktarını belirleme yetkisi yine mahkemeye aittir (KK. m. 53/4).
Kooperatif aleyhine açılan dava sonucunda iptali istenen kararların iptali yönünde bir karar çıkması halinde, bu karar bütün ortaklar için hüküm ifade eder (KK. m. 53/5).
Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder (KK. m. 53/5). Bu bağlamda, iptali kesinleşen genel kurul kararları artık hiçbir ortak için ileri sürülemez. 

Kooperatiflerde ortakların olumlu gelir gider farkından pay alma hakkı

Daha çok motorlu taşıyıcılar, tüketim, üretim, pazarlama, tarım satış, esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet gibi kooperatiflerde görülen gelir gider farkının ortaklara dağıtılması hususu Kanunun 38. maddesinde düzenlenmiştir. Bu bağlamda, kooperatiflerin anasözleşmelerinde olumlu gelir gider farkının (Kârın) ortaklar arasında dağıtılması öngörülmüşse bu paylaşım ortakların kooperatifle yapmış oldukları işlemlerle orantılı olarak yapılır (KK. m. 38).
Ortakların kooperatifle yapmış oldukları işlemler ise kooperatif türüne göre değişkenlik gösterir. Örneğin; bir tüketim kooperatifinde ortağın kooperatiften alışveriş yapması, motorlu taşıyıcılar kooperatifinde ortağın taşıma yapması, tarım satış kooperatifinde ortağın ürün teslim etmesi gibi işlemlerdir. Bu itibarla, ortağın kooperatifle yaptığı işlem hacmi yükseldikçe bu ortağın olumlu gelir farkından alacağı pay da artacaktır.
Diğer taraftan, Kanunun 4. maddesiyle “Yıllık gelir gider farklarının, hesaplama ve kullanma şekilleri” ile ilgili hükümlerin kooperatif anasözleşmesinde belitilmesi zorunlu tutulmuştur. Ayrıca, kanunun 42. maddesinde; gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar verme hususu genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkileri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla, gelir gider farkının dağıtılabilmesi için genel kurulca karar verilmiş olması zorunlu bulunmaktadır.
Gelir gider farkının ortaklar arasında muameleleri oranında bölüşülebilmesi için, önceki yıllarda olumsuz gelir gider farkı meydana gelmişse, bunun ortadan kaldırılması gerekir (KK. m. 38/6). Yine, anasözleşme ile ayrılması öngörülen yedek akçeler ve fonlarda ayrılmış olmalı ve bunlar çıktıktan sonra kalanı risturn olarak ortaklara dağıtılmalıdır (KK. m. 41).

Kooperatiflerde ortakların olumlu gelir gider farkından pay alma hakkı

Daha çok motorlu taşıyıcılar, tüketim, üretim, pazarlama, tarım satış, esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet gibi kooperatiflerde görülen gelir gider farkının ortaklara dağıtılması hususu Kanunun 38. maddesinde düzenlenmiştir. Bu bağlamda, kooperatiflerin anasözleşmelerinde olumlu gelir gider farkının (Kârın) ortaklar arasında dağıtılması öngörülmüşse bu paylaşım ortakların kooperatifle yapmış oldukları işlemlerle orantılı olarak yapılır (KK. m. 38).
Ortakların kooperatifle yapmış oldukları işlemler ise kooperatif türüne göre değişkenlik gösterir. Örneğin; bir tüketim kooperatifinde ortağın kooperatiften alışveriş yapması, motorlu taşıyıcılar kooperatifinde ortağın taşıma yapması, tarım satış kooperatifinde ortağın ürün teslim etmesi gibi işlemlerdir. Bu itibarla, ortağın kooperatifle yaptığı işlem hacmi yükseldikçe bu ortağın olumlu gelir farkından alacağı pay da artacaktır.
Diğer taraftan, Kanunun 4. maddesiyle “Yıllık gelir gider farklarının, hesaplama ve kullanma şekilleri” ile ilgili hükümlerin kooperatif anasözleşmesinde belitilmesi zorunlu tutulmuştur. Ayrıca, kanunun 42. maddesinde; gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar verme hususu genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkileri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla, gelir gider farkının dağıtılabilmesi için genel kurulca karar verilmiş olması zorunlu bulunmaktadır.
Gelir gider farkının ortaklar arasında muameleleri oranında bölüşülebilmesi için, önceki yıllarda olumsuz gelir gider farkı meydana gelmişse, bunun ortadan kaldırılması gerekir (KK. m. 38/6). Yine, anasözleşme ile ayrılması öngörülen yedek akçeler ve fonlarda ayrılmış olmalı ve bunlar çıktıktan sonra kalanı risturn olarak ortaklara dağıtılmalıdır (KK. m. 41).

Kooperatiflerde Genel Kurul Kararları Aleyhine Dava Açma Hakkı

Genel kurul kararları aleyhine dava açma hakkı Kanunun 53’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Kanun, iptal davası açma hakkını genel kurul toplantısında hazır bulunan ortaklar ile toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın tüm ortaklar olmak üzere iki farklı gruba tanımıştır. Buna göre kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine mahkemede iptal davası açılabilir.
Genel kurul toplantısında hazır bulunan ortaklardan; kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen ortakların dava açma hakları bulunmaktadır. Buna göre; genel kurul toplantısında hazır bulunan bir ortağın kararın altına gerekçeli olarak muhalefetini yazdırıp imzalamak ya da gerekçeli olarak ayrı bir kağıda yazarak imzaladığı muhalefetini divana sunup gerekirse bakanlık temsilcisine de duyurarak bunun tutanağa geçmesini sağlamak suretiyle yapabilir.
Yine muhalefetinin genel kurul tutanağına yazılmadığını kanıtlayan ortağın da iptal davası açma hakkı bulunmaktadır. Benzer biçimde, genel kurul toplantısına katılmak isteyip de toplantıya alınmadığını ve dolayısıyla da oyunun kullanılmasına müsaade edilmediğini veya toplantıya katılmakla birlikte oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmediğini kanıtlayan bir ortağın da dava açma hakkı bulunmaktadır.
Genel kurul toplantısında hazır bulunsun ya da bulunmasın; toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini, genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden ortakların da iptal davası açma hakları bulunmaktadır.
Genel kurul kararı aleyhine toplantıyı kovalayan günden itibaren 1 ay içinde dava açılması gerekir. Bir aylık süre; toplantının yapıldığı gün, toplantı birkaç gün devam etmişse son günü takip eden ertesi gün başlar. Buradaki 1 aylık süre, hak düşürücü süredir ve bu süre geçtikten sonra iptal davası açma hakkı olan ortakların bu hakları düşecektir. Öte yandan, bir aylık hak düşürücü sürenin sona erip ermediği mahkemece resen dikkate alınmaktadır.
Diğer taraftan, ortaklıktan ihraca ilişkin genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma süresi 1 ay olmayıp, 3 aylık süreye tabidir. Bu halde, ihraç edilen ortak genel kurula katılmışsa da kararın onaylı bir örneğinin ortağa tebliğ edilmesi gerekir ve 3 aylık hak düşürücü süre de bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Batıl olan (ölü doğmuş) genel kurul kararları kooperatif ortakları ve üçüncü şahıslar için hiç bir hak ve borç doğurmaz bu gibi kararların iptali 1 aylık hak düşürücü süreye tabi olmayıp her zaman istenebilir. Genel kurul kararlarının mutlak butlanla sakat olduğunu iddia eden ortakların genel kurul toplantılarında hazır bulunması ve itirazını tutanağa yazdırması da şart olmayıp, genel kurul kararlarına katılmayan ortakların da böyle bir iddiayla dava açmaları mümkündür.
İptal davasının açılacağı mahkeme, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Buna göre, genel kurul kararları aleyhine açılması istenen iptal davası, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesi, bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır.
İptal davasının açıldığı hususu ile duruşmanın yapılacağı gün yönetim kurulu tarafından usulen ilan olunur.
Genel kurul kararları aleyhine birden fazla iptal davası açılması halinde, davalar birleştirilerek görülür ve bir aylık hak düşürücü süre sona ermeden duruşmaya başlanılamaz. Kooperatifin karşı karşıya kalabileceği muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesi mahkeme tarafından istenebilir. Bu durumda, teminatın ne olacağı ve miktarını belirleme yetkisi yine mahkemeye aittir.
Kooperatif aleyhine açılan dava sonucunda iptali istenen kararların iptali yönünde bir karar çıkması halinde, bu karar bütün ortaklar için hüküm ifade eder.
Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder. Bu bağlamda, iptali kesinleşen genel kurul kararları artık hiçbir ortak için ileri sürülemez.

Genel kurul kararlarına karşı açılacak dava dilekçesi örneği:


                            (TİCARET VEYA ASLİYE HUKUK) MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
                                                                                                                                       ANKARA
DAVACI :
Adres
AVUKATI : Av. ………….
MUHATAP : S.S …………….
DAVANIN KONUSU: 19/04/2013 'de yapılan genel kurulda alınan kararların iptali isteği.
OLAY VE DELİLLER: 19/04/2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında aylık aidat tutan maaşımın büyük bir kısmını oluşturmakta olup, çoğu dar gelirli üyelerden oluşan kooperatifimizde yeni belirlenen 750 TL aidat fazla olup, bu durum ekte sunduğum belgelerde de mevcuttur.
HUKUKİ DAYANAK: Kooperatifler Kanunu'nun 53. Maddesi
SONUÇ VE İSTEK : Yukarıda açıklanan nedenlerle, SS …………… Kooperatifi'nin 19/04/2013 günü yapılan genel kurulunda alınan aylık aidat kararının iptalini arz ederim (10/05/2013).

                                                                                                                                           İmza

EKLER:
Ek 1-Maaş Bordrosu
Ek 2- Genel kurul karan tutanağı

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Genel kurul kararları aleyhine açılacak davalar; kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesine, bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesine açılır. Davanın genel kurul toplantısının bittiği günü takip eden günden itibaren bir ay içinde açılması gerekir. Kooperatif yönetim kurulu, genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davalarını usulen ilan eder. Bu ilanda, davanın kim tarafından açıldığı, duruşma günü, dosya numarası, davanın açıldığı mahkeme gibi konular belirtilir.

Genel kurul kararları aleyhine açılan iptal davalarının ilanı:

                                                                             İLAN

SS .......................................................... ……KOOPERATİFİ YÖNETİM KURULUNDAN

Kooperatifimizin 19.04. 2013 günü yapılan genel kurul toplantısında alınan kararlar aleyhine, 1163 sayılı Kanun'un 53. maddesine istinaden ortaklarımız tarafından toplam 2 adet dava açılmıştır.
Açılan davaların mahkemesi, davacılar, dosya numaraları ve duruşma günleri aşağıda gösterilmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi hükmü, uyarınca ilan olunur.

Mahkeme                       Davacı                    Dosva Nu                                Duruşma Günü

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kooperatiflerde Genel Kurul Kararları Aleyhine Dava Açma Hakkı

Genel kurul kararları aleyhine dava açma hakkı Kanunun 53’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Kanun, iptal davası açma hakkını genel kurul toplantısında hazır bulunan ortaklar ile toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın tüm ortaklar olmak üzere iki farklı gruba tanımıştır. Buna göre kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine mahkemede iptal davası açılabilir.
Genel kurul toplantısında hazır bulunan ortaklardan; kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen ortakların dava açma hakları bulunmaktadır. Buna göre; genel kurul toplantısında hazır bulunan bir ortağın kararın altına gerekçeli olarak muhalefetini yazdırıp imzalamak ya da gerekçeli olarak ayrı bir kağıda yazarak imzaladığı muhalefetini divana sunup gerekirse bakanlık temsilcisine de duyurarak bunun tutanağa geçmesini sağlamak suretiyle yapabilir.
Yine muhalefetinin genel kurul tutanağına yazılmadığını kanıtlayan ortağın da iptal davası açma hakkı bulunmaktadır. Benzer biçimde, genel kurul toplantısına katılmak isteyip de toplantıya alınmadığını ve dolayısıyla da oyunun kullanılmasına müsaade edilmediğini veya toplantıya katılmakla birlikte oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmediğini kanıtlayan bir ortağın da dava açma hakkı bulunmaktadır.
Genel kurul toplantısında hazır bulunsun ya da bulunmasın; toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini, genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden ortakların da iptal davası açma hakları bulunmaktadır.
Genel kurul kararı aleyhine toplantıyı kovalayan günden itibaren 1 ay içinde dava açılması gerekir. Bir aylık süre; toplantının yapıldığı gün, toplantı birkaç gün devam etmişse son günü takip eden ertesi gün başlar. Buradaki 1 aylık süre, hak düşürücü süredir ve bu süre geçtikten sonra iptal davası açma hakkı olan ortakların bu hakları düşecektir. Öte yandan, bir aylık hak düşürücü sürenin sona erip ermediği mahkemece resen dikkate alınmaktadır.
Diğer taraftan, ortaklıktan ihraca ilişkin genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma süresi 1 ay olmayıp, 3 aylık süreye tabidir. Bu halde, ihraç edilen ortak genel kurula katılmışsa da kararın onaylı bir örneğinin ortağa tebliğ edilmesi gerekir ve 3 aylık hak düşürücü süre de bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Batıl olan (ölü doğmuş) genel kurul kararları kooperatif ortakları ve üçüncü şahıslar için hiç bir hak ve borç doğurmaz bu gibi kararların iptali 1 aylık hak düşürücü süreye tabi olmayıp her zaman istenebilir. Genel kurul kararlarının mutlak butlanla sakat olduğunu iddia eden ortakların genel kurul toplantılarında hazır bulunması ve itirazını tutanağa yazdırması da şart olmayıp, genel kurul kararlarına katılmayan ortakların da böyle bir iddiayla dava açmaları mümkündür.
İptal davasının açılacağı mahkeme, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Buna göre, genel kurul kararları aleyhine açılması istenen iptal davası, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesi, bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır.
İptal davasının açıldığı hususu ile duruşmanın yapılacağı gün yönetim kurulu tarafından usulen ilan olunur.
Genel kurul kararları aleyhine birden fazla iptal davası açılması halinde, davalar birleştirilerek görülür ve bir aylık hak düşürücü süre sona ermeden duruşmaya başlanılamaz. Kooperatifin karşı karşıya kalabileceği muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesi mahkeme tarafından istenebilir. Bu durumda, teminatın ne olacağı ve miktarını belirleme yetkisi yine mahkemeye aittir.
Kooperatif aleyhine açılan dava sonucunda iptali istenen kararların iptali yönünde bir karar çıkması halinde, bu karar bütün ortaklar için hüküm ifade eder.
Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder. Bu bağlamda, iptali kesinleşen genel kurul kararları artık hiçbir ortak için ileri sürülemez.

Genel kurul kararlarına karşı açılacak dava dilekçesi örneği:


                            (TİCARET VEYA ASLİYE HUKUK) MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
                                                                                                                                       ANKARA
DAVACI :
Adres
AVUKATI : Av. ………….
MUHATAP : S.S …………….
DAVANIN KONUSU: 19/04/2013 'de yapılan genel kurulda alınan kararların iptali isteği.
OLAY VE DELİLLER: 19/04/2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında aylık aidat tutan maaşımın büyük bir kısmını oluşturmakta olup, çoğu dar gelirli üyelerden oluşan kooperatifimizde yeni belirlenen 750 TL aidat fazla olup, bu durum ekte sunduğum belgelerde de mevcuttur.
HUKUKİ DAYANAK: Kooperatifler Kanunu'nun 53. Maddesi
SONUÇ VE İSTEK : Yukarıda açıklanan nedenlerle, SS …………… Kooperatifi'nin 19/04/2013 günü yapılan genel kurulunda alınan aylık aidat kararının iptalini arz ederim (10/05/2013).

                                                                                                                                           İmza

EKLER:
Ek 1-Maaş Bordrosu
Ek 2- Genel kurul karan tutanağı

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Genel kurul kararları aleyhine açılacak davalar; kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesine, bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesine açılır. Davanın genel kurul toplantısının bittiği günü takip eden günden itibaren bir ay içinde açılması gerekir. Kooperatif yönetim kurulu, genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davalarını usulen ilan eder. Bu ilanda, davanın kim tarafından açıldığı, duruşma günü, dosya numarası, davanın açıldığı mahkeme gibi konular belirtilir.

Genel kurul kararları aleyhine açılan iptal davalarının ilanı:

                                                                             İLAN

SS .......................................................... ……KOOPERATİFİ YÖNETİM KURULUNDAN

Kooperatifimizin 19.04. 2013 günü yapılan genel kurul toplantısında alınan kararlar aleyhine, 1163 sayılı Kanun'un 53. maddesine istinaden ortaklarımız tarafından toplam 2 adet dava açılmıştır.
Açılan davaların mahkemesi, davacılar, dosya numaraları ve duruşma günleri aşağıda gösterilmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi hükmü, uyarınca ilan olunur.

Mahkeme                       Davacı                    Dosva Nu                                Duruşma Günü

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kooperatiflerde Genel Kurulda Temsil Hakkı

Ana sözleşmede açıklama bulunduğu takdirde, bir ortak yazı ile izin vermek suretiyle genel kurul toplantısında oyunu ancak başka bir ortağa kullandırabilir. Bir ortak genel kurulda birden fazla ortağı temsil edemez (KK.m.49/1). Kanun, genel kurul toplantısında bir ortağın oyunun başka bir ortak tarafından kullanılmasını kabul etmiştir. Böylece, temsil müessesesi kooperatif genel kurul toplantılarında da söz konusu olmaktadır. Ancak, bir ortağın genel kurulda başka bir ortak tarafından temsil edilebilmesi için bazı şartların varlığı gerekir.
Ortağın oyunu bir başka ortağa kullandırabilmesi için, temsil konusunun ana sözleşmede düzenlenmiş olması, temsil için ortak tarafından yazı ile izin verilmiş olması, başka bir ortak tarafından ya da eşi veya birinci derece akrabası tarafından temsil edilmiş olması, aynı ortağın birden fazla ortağı temsil etmemesi temsil edenin vekâleten genel kurula katılmayı kabul etmesi ve temsilci tayin yazısının yetkililere verilmesi gerekir.
Yukarıdaki şartların bir arada gerçekleşmesi halinde, bir ortak başka bir ortak ya da eşi veya birinci derece akrabası tarafından genel kurulda temsil edilebilme hakkına sahip olur. Ayrıca üye sayısı 1000’i aşan kooperatiflerde yine ana sözleşmede belirtilmek şartı ile her ortak en fazla 9 olmak üzere birden fazla ortağı temsil edebilir, onların adına oy kullanabilir. Ancak temsil edilecek ortağın yönetim kuruluna bir dilekçe ile bu durumu yani genel kurulda kendisini kimin temsil edeceğini bildirmesi gerekir.

Kooperatiflerde Genel Kurulda Temsil Hakkı

Ana sözleşmede açıklama bulunduğu takdirde, bir ortak yazı ile izin vermek suretiyle genel kurul toplantısında oyunu ancak başka bir ortağa kullandırabilir. Bir ortak genel kurulda birden fazla ortağı temsil edemez (KK.m.49/1). Kanun, genel kurul toplantısında bir ortağın oyunun başka bir ortak tarafından kullanılmasını kabul etmiştir. Böylece, temsil müessesesi kooperatif genel kurul toplantılarında da söz konusu olmaktadır. Ancak, bir ortağın genel kurulda başka bir ortak tarafından temsil edilebilmesi için bazı şartların varlığı gerekir.
Ortağın oyunu bir başka ortağa kullandırabilmesi için, temsil konusunun ana sözleşmede düzenlenmiş olması, temsil için ortak tarafından yazı ile izin verilmiş olması, başka bir ortak tarafından ya da eşi veya birinci derece akrabası tarafından temsil edilmiş olması, aynı ortağın birden fazla ortağı temsil etmemesi temsil edenin vekâleten genel kurula katılmayı kabul etmesi ve temsilci tayin yazısının yetkililere verilmesi gerekir.
Yukarıdaki şartların bir arada gerçekleşmesi halinde, bir ortak başka bir ortak ya da eşi veya birinci derece akrabası tarafından genel kurulda temsil edilebilme hakkına sahip olur. Ayrıca üye sayısı 1000’i aşan kooperatiflerde yine ana sözleşmede belirtilmek şartı ile her ortak en fazla 9 olmak üzere birden fazla ortağı temsil edebilir, onların adına oy kullanabilir. Ancak temsil edilecek ortağın yönetim kuruluna bir dilekçe ile bu durumu yani genel kurulda kendisini kimin temsil edeceğini bildirmesi gerekir.

Kooperatiflerde Oy Hakkı

Kooperatifler Kanunu'nun 48’inci maddesine göre ortaklık payı adedi ne olursa olsun, genel kurulda yapılacak oylamada her ortak bir oy hakkına sahiptir. Bu hak ana sözleşmeye konulacak bir madde ile de olsa artırılamaz. Örneğin, bir ortak kooperatif ortaklık paylarının %80'ine diğer 10 ortak da kalan %20'sine sahip olsa, genel kurulda yapılacak oylamada %80 ortaklık payına sahip olan ortak da, diğerleri de birer oy kullanacaklardır.
Öte yandan, ortak sayısı fazla olan kooperatiflerde toplantı ve karar nisaplarını sağlamanın güçlüğü dikkate alınarak, mektupla oy verme ya da temsilciler aracılığıyla oy kullanma hakkı da ortaklara tanınmıştır (KK.m.54).
Ortak sayısı 1000 den fazla olan kooperatiflerde ana sözleşmede hüküm bulunması halinde ortakların mektupla oy verme imkânı vardır. Gelen mektuplar yönetim kurulu ve bakanlık temsilcisi önünde açılarak incelenir ve içeriğinin neden ibaret olduğu tespit edilerek bir tutanak düzenlenir. Hazır bulunanlar tarafından imzalanan tutanağa göre verildiği anlaşılan kararlar yürürlüğe girer.
Oy hakkında ilişkin bir düzenleme de, esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifleri hariç olmak üzere ortak sayısı 500’den fazla olan kooperatiflerin ve üst kuruluşlarının genel kurul toplantılarındaki yönetim ve denetim kurulu belirleme seçimlerinin gizli oy açık tasnif usulü yapılması, bu organ seçimlerinde her ortağın en fazla 1 ortağı temsilen oy kullanması hususunda getirilmiştir (KK.m. 48).
Her ortağın bir oy hakkı olmasına rağmen, bazı durumlarda, kooperatif ortaklarından bazıları oy kullanma hakkını kullanamaz. Kooperatif ortaklarından biri kooperatif işlerinin görülmesinde herhangi bir suretle katılmışsa, bu ortak yönetim kurulunun ibrası için yapılacak oylamada oy kullanamaz. Örneğin, kooperatif ortaklarından biri inşaat malzemeleri satım işiyle uğraşıyor ise ve kooperatif inşaat malzemesi alımlarını bu ortaktan yapmış ise, bu ortak genel kurulda yönetim kurulunun ibrası (aklanması, temize çıkarılması) için yapılacak oylamada oy kullanamayacaktır. Yine ortaklardan hiç biri kendisi, eşi veya kendisine kan bağı ile bağlı olan akrabaları ile kooperatif arasında kişisel bir iş veya davaya ilişkin görüşmelerde oy kullanamayacaktır.

Kooperatiflerde Oy Hakkı

Kooperatifler Kanunu'nun 48’inci maddesine göre ortaklık payı adedi ne olursa olsun, genel kurulda yapılacak oylamada her ortak bir oy hakkına sahiptir. Bu hak ana sözleşmeye konulacak bir madde ile de olsa artırılamaz. Örneğin, bir ortak kooperatif ortaklık paylarının %80'ine diğer 10 ortak da kalan %20'sine sahip olsa, genel kurulda yapılacak oylamada %80 ortaklık payına sahip olan ortak da, diğerleri de birer oy kullanacaklardır.
Öte yandan, ortak sayısı fazla olan kooperatiflerde toplantı ve karar nisaplarını sağlamanın güçlüğü dikkate alınarak, mektupla oy verme ya da temsilciler aracılığıyla oy kullanma hakkı da ortaklara tanınmıştır (KK.m.54).
Ortak sayısı 1000 den fazla olan kooperatiflerde ana sözleşmede hüküm bulunması halinde ortakların mektupla oy verme imkânı vardır. Gelen mektuplar yönetim kurulu ve bakanlık temsilcisi önünde açılarak incelenir ve içeriğinin neden ibaret olduğu tespit edilerek bir tutanak düzenlenir. Hazır bulunanlar tarafından imzalanan tutanağa göre verildiği anlaşılan kararlar yürürlüğe girer.
Oy hakkında ilişkin bir düzenleme de, esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifleri hariç olmak üzere ortak sayısı 500’den fazla olan kooperatiflerin ve üst kuruluşlarının genel kurul toplantılarındaki yönetim ve denetim kurulu belirleme seçimlerinin gizli oy açık tasnif usulü yapılması, bu organ seçimlerinde her ortağın en fazla 1 ortağı temsilen oy kullanması hususunda getirilmiştir (KK.m. 48).
Her ortağın bir oy hakkı olmasına rağmen, bazı durumlarda, kooperatif ortaklarından bazıları oy kullanma hakkını kullanamaz. Kooperatif ortaklarından biri kooperatif işlerinin görülmesinde herhangi bir suretle katılmışsa, bu ortak yönetim kurulunun ibrası için yapılacak oylamada oy kullanamaz. Örneğin, kooperatif ortaklarından biri inşaat malzemeleri satım işiyle uğraşıyor ise ve kooperatif inşaat malzemesi alımlarını bu ortaktan yapmış ise, bu ortak genel kurulda yönetim kurulunun ibrası (aklanması, temize çıkarılması) için yapılacak oylamada oy kullanamayacaktır. Yine ortaklardan hiç biri kendisi, eşi veya kendisine kan bağı ile bağlı olan akrabaları ile kooperatif arasında kişisel bir iş veya davaya ilişkin görüşmelerde oy kullanamayacaktır.

Kooperatiflerde Olumlu Gelir Gider Farkından Pay Alma Hakkı

Kooperatif ana sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde ortaklar, gelir gider farkından pay alma hakkına sahiptir.
Ana sözleşmeyle gelir gider farkının ortaklara dağıtılması öngörülmüşse bu dağıtım, ortakların kooperatifle yapmış oldukları muamelelerine göre hesaplanır. Böylelikle, kooperatifle fazla alışveriş yapan ortak, yıl sonunda daha fazla pay alırken, hiç alışveriş yapmayan ortak ise gelir gider farkından pay alamayacaktır.
Unutulmamalıdır ki, gelir gider farkının dağıtılması için öncelikle yasa ve ana sözleşmede ayrılması öngörülen yedek akçeler ve fonlar ayrılmış ve önceki yıllarda oluşmuş, olumsuz gelir gider farkı varsa bu farkın ortadan kaldırılmış olması gerekir.

Kooperatiflerde Olumlu Gelir Gider Farkından Pay Alma Hakkı

Kooperatif ana sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde ortaklar, gelir gider farkından pay alma hakkına sahiptir.
Ana sözleşmeyle gelir gider farkının ortaklara dağıtılması öngörülmüşse bu dağıtım, ortakların kooperatifle yapmış oldukları muamelelerine göre hesaplanır. Böylelikle, kooperatifle fazla alışveriş yapan ortak, yıl sonunda daha fazla pay alırken, hiç alışveriş yapmayan ortak ise gelir gider farkından pay alamayacaktır.
Unutulmamalıdır ki, gelir gider farkının dağıtılması için öncelikle yasa ve ana sözleşmede ayrılması öngörülen yedek akçeler ve fonlar ayrılmış ve önceki yıllarda oluşmuş, olumsuz gelir gider farkı varsa bu farkın ortadan kaldırılmış olması gerekir.

Kooperatiflerde Genel Kurula Katılma, Seçme ve Seçilme Hakkı

Genel kurul tarihi itibariyle, en az üç ay önceden kooperatife ortak olmuş kişilerin genel kurula katılma, oy kullanma, seçme ve seçilme hakları bulunmaktadır. Yalnız yapı kooperatiflerinde bu koşul geçerli değildir.
Ortaklıktan çıkarılma kararı kesinleşmeyen ortaklar da genel kurula katılabilir. Ancak çıkan ya da çıkarılan ortaklar, çıkma ve çıkarılma kararlarının kesinleştiği tarihten itibaren genel kurula katılamaz.
4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanunun 4.’üncü maddesinde; “Genel kurullara katılma hakkına sahip ortaklarda aranacak şartlar örnek ana sözleşmelerde belirlenir” hükmüne yer verildiğinden, bu kooperatiflerde hangi ortakların genel kurula katılma hakkının bulunduğunu anlamak için kooperatifin ana sözleşmesine bakılmalıdır.
Genel kurula katılan ortakların seçimlere katılarak yönetim kuruluna, denetim kuruluna ya da tasfiye kuruluna seçilebilmesi için 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu madde 56, 65, 81 ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 28 ile kooperatif ana sözleşmelerinde belirtilen seçme ve seçilme koşullarını taşıması gerekir.

Kooperatiflerde Genel Kurula Katılma, Seçme ve Seçilme Hakkı

Genel kurul tarihi itibariyle, en az üç ay önceden kooperatife ortak olmuş kişilerin genel kurula katılma, oy kullanma, seçme ve seçilme hakları bulunmaktadır. Yalnız yapı kooperatiflerinde bu koşul geçerli değildir.
Ortaklıktan çıkarılma kararı kesinleşmeyen ortaklar da genel kurula katılabilir. Ancak çıkan ya da çıkarılan ortaklar, çıkma ve çıkarılma kararlarının kesinleştiği tarihten itibaren genel kurula katılamaz.
4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanunun 4.’üncü maddesinde; “Genel kurullara katılma hakkına sahip ortaklarda aranacak şartlar örnek ana sözleşmelerde belirlenir” hükmüne yer verildiğinden, bu kooperatiflerde hangi ortakların genel kurula katılma hakkının bulunduğunu anlamak için kooperatifin ana sözleşmesine bakılmalıdır.
Genel kurula katılan ortakların seçimlere katılarak yönetim kuruluna, denetim kuruluna ya da tasfiye kuruluna seçilebilmesi için 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu madde 56, 65, 81 ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 28 ile kooperatif ana sözleşmelerinde belirtilen seçme ve seçilme koşullarını taşıması gerekir.

Kooperatiflerde Ticari Defterleri ve Belgeleri İnceleme Hakkı

Kooperatifler Kanunu'nun 25’nci maddesine göre ortaklar, kooperatifin ticari defterlerini ve belgelerini ancak genel kurulun izni ve yönetim kurulunun kararı ile inceleyebilir.

Kooperatif ortakları sadece incelemelerine izin verilen ticari defterleri ve bunlara ilişkin kayıtların dayandığı belgeleri inceleyebilir. Ayrıca ortaklar her ne amaçla olursa olsun, öğrenmiş oldukları kooperatife ait iş sırlarını, sonradan ortaklık hakkını kaybetmiş de olsa gizli tutmak zorundadır. Bu duruma uymayan ortaklar, doğacak zararlardan kooperatife karşı sorumludur.

Kooperatiflerde Ticari Defterleri ve Belgeleri İnceleme Hakkı

Kooperatifler Kanunu'nun 25’nci maddesine göre ortaklar, kooperatifin ticari defterlerini ve belgelerini ancak genel kurulun izni ve yönetim kurulunun kararı ile inceleyebilir.

Kooperatif ortakları sadece incelemelerine izin verilen ticari defterleri ve bunlara ilişkin kayıtların dayandığı belgeleri inceleyebilir. Ayrıca ortaklar her ne amaçla olursa olsun, öğrenmiş oldukları kooperatife ait iş sırlarını, sonradan ortaklık hakkını kaybetmiş de olsa gizli tutmak zorundadır. Bu duruma uymayan ortaklar, doğacak zararlardan kooperatife karşı sorumludur.

Kooperatiflerde Bilgi Edinme ve Örnek İsteme Hakkı

Kooperatifler Kanununun 24 üncü maddesine göre, kooperatif ortaklarının bilgi edinme ve bazı belgelerden örnek isteme hakkı vardır. Buna göre aşağıdaki belgeler her yıl ortakların incelemesi için hazır bulundurulur.
  • Yönetim kurulunun gelir gider farkının dağıtımıyla ilgili önerilerini içeren yıllık çalışma raporu
  • Bilanço
  • Gelir gider farkı hesabı
  • Denetçilerin Kooperatifler Kanunu'nun 66. maddesine uygun olarak düzenleyecekleri rapor
Yukarıda sayılan belgeler, yıllık olağan genel kurul toplantısından en az 15 gün öncesinden itibaren bir yıl süre ile ortaklarca incelenebilir. Bu belgeler kooperatif merkezine ve varsa şubelerinde ortakların incelemesi için hazır tutulur. Genel kuruldan 15 gün önce incelemenin başlaması, ortakların genel kurulda oy kullanırken bu konularda bilgi sahibi olmasının ve sağlıklı oy kullanmasının sağlanması içindir. Ayrıca isteyen ortaklara yönetim kurulu tarafından bilanço ve gelir gider hesaplarının birer örneğinin verilmesi zorunludur.

Kooperatiflerde Bilgi Edinme ve Örnek İsteme Hakkı

Kooperatifler Kanununun 24 üncü maddesine göre, kooperatif ortaklarının bilgi edinme ve bazı belgelerden örnek isteme hakkı vardır. Buna göre aşağıdaki belgeler her yıl ortakların incelemesi için hazır bulundurulur.
  • Yönetim kurulunun gelir gider farkının dağıtımıyla ilgili önerilerini içeren yıllık çalışma raporu
  • Bilanço
  • Gelir gider farkı hesabı
  • Denetçilerin Kooperatifler Kanunu'nun 66. maddesine uygun olarak düzenleyecekleri rapor
Yukarıda sayılan belgeler, yıllık olağan genel kurul toplantısından en az 15 gün öncesinden itibaren bir yıl süre ile ortaklarca incelenebilir. Bu belgeler kooperatif merkezine ve varsa şubelerinde ortakların incelemesi için hazır tutulur. Genel kuruldan 15 gün önce incelemenin başlaması, ortakların genel kurulda oy kullanırken bu konularda bilgi sahibi olmasının ve sağlıklı oy kullanmasının sağlanması içindir. Ayrıca isteyen ortaklara yönetim kurulu tarafından bilanço ve gelir gider hesaplarının birer örneğinin verilmesi zorunludur.

Kooperatiflerde Ortaklıktan Çıkarılma Kararına Karşı İtiraz ve Dava Açma Hakkı

Bir ortağın kooperatif ortaklığından çıkarılmasına yönetim kurulunun teklifi üzerine genel kurulca karar verilir. Genel kurul bu yetkisini yönetim kuruluna devredebilir. Çıkarılma kararı, ana sözleşmenin hangi maddesine göre alınmışsa gerekçeli olarak karar defterine ve ortaklar defterine yazılır.
Çıkarılma kararı alındığı günü takip eden 10 gün içerisinde, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere notere verilir. Çıkarılma kararını alan ortak, tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içerisinde ister genel kurula itiraz eder, isterse de hiç genel kurula itiraz etmeden Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemeye, olmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz davası açabilir.