Kurumlar vergisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kurumlar vergisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kooperatiflerin Vergi Yükümlülükleri ve Muafiyetleri Nelerdir?

Yönetim kurulu, kooperatifi temsil ve idare eden organ olması nedeniyle, kooperatifin vergi ve sigorta ile ilgili yükümlülüklerini titizlikle takip ederek usulüne uygun olarak yerine getirmekle mükelleftir.

1. Kooperatif ve üst kuruluşlarının gerek birbirlerinden gerekse kendi ortaklarından aldıkları faiz ve komisyonlar ile ortaklarına kefalet etmeleri dolayısıyla bunlardan aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden muaftır.

2. Kooperatif ve üst kuruluşların, gerek kuruluş sırasında ve gerekse faaliyeti devam ettiği sürece tutulması zorunlu olsun veya olmasın her türlü defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile ara tasdikleri her türlü harç ve damga vergisinden muaftır.

3. Kooperatif ve üst kuruluşlarının, sahip oldukları kendi hizmet binaları bina vergisinden muaftır.

4. Ortakların kooperatiflerine, kooperatiflerin veya birliklerin de üst kuruluşlarına temlik edecekleri taşınmaz mallar veraset ve intikal vergisinden muaftır.

5. Bir ortağın ana sözleşmeye uygun olarak yapacağı isteğe rağmen yönetim kurulunun ortağın istifasını kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma isteğini kooperatife bildirmesine ilişkin olarak noter vasıtasıyla yapacağı bildirim(Kooperatifler Kanunu Md.13) damga ve harçtan muaftır.

6. Kooperatifler kurumlar vergisi mükellefi olmakla birlikte, bir Kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için;

-Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması,
-Yönetim kurulu üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesi,
-Yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması,
-Sadece ortakları ile iş görmesi
Şartlarını taşıması ve fiilen de bu şartlara uyması gerekmektedir.

Yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisinden muaf olmaları için yukarıda belirtilen hususlara ek olarak,
-Kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermemeleri (Kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kooperatif ile ticari ilişki içine girmemeleri),
-Yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olması şartları aranmaktadır.

Kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmeleri için üst kuruluşa girme zorunluluğu bulunmamaktadır.

7. Üretim, Tüketim ve Kredi kooperatifleri Risturn istisnasından yararlanabileceklerdir.Tüketim kooperatiflerinde, ortakların kooperatiften alacakları kişisel ve ailevi ihtiyaçları ile ilgili gıda ve giyecek ürünlerinden sağlanan risturnlar; Üretim kooperatiflerinde ortağın kendisinin üretip kooperatife sattığı ve üretiminde kullanmak üzere kooperatiften satın aldığı malların değerine göre hesaplanan risturnlar,  kredi kooperatiflerinde ise ortakların kullandıkları kredilere göre hesaplanan risturnlar kurumlar vergisinden muaftır.  

8. Kooperatif ortaklarından (genel) yönetim gideri olarak tahsil edilen tutarlardan harcanmayarak ortağa iade edilen tutarlar kurumlar vergisinden muaftır.

9.Kooperatiflerin en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmaz mal satışından doğan kazançların % 75’lik kısmı kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

10. Kooperatiflerin ortaklarından toplayarak bankaya yatırdıkları aidat bedellerinden mevduat faiz geliri elde etmeleri durumunda, elde edilen bu faiz vergi tevkifatına tabi tutulacaktır.

11. Kooperatiflerin sahibi oldukları taşınmazı 3. kişilere veya ortaklarına kiraya vermesi ortak dışı işlem niteliğinde olup, kurumlar vergisi muafiyetini ortadan kaldırır.

Kooperatifin taşınmazı, tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilere kiralaması halinde bu kişiler kooperatife ödedikleri kira bedeli üzerinden ödeme sırasında vergi sorumlusu olarak tevkifat yapmak ve ilgili vergi dairesine beyan edip ödemek zorundadır.

Taşınmazın, tevkifat yapmakla sorumlu olmayanlara kiralanması halinde kira geliri tevkifata tabi tutulmadan tahsil edilecektir. Kooperatif bu geliri varsa o yılın diğer gelirleri ile birlikte beyan edip vergilendirecektir.

12. Kooperatifler,

-Çalıştırdıkları personele yaptıkları ücret ve ücret sayılan ödemeler ile yönetim ve denetim kurulu üyelerine yaptıkları ücret/huzur hakkı gibi ödemelerden,
-Kooperatife yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (Muhasebeci, Avukat gibi),
-Birden fazla takvim yılına yayılı inşaat ve onarım işleri dolayısıyla bu işleri yapan gerçek ve tüzel kişilere nakden ve hesaben ödenen istihkak bedelleri üzerinden (avans olarak ödenenler dahil),
-Yaptıkları kira ödemelerinden,
-Ortak dışı işlemlerden elde edilen olumlu gelir gider farkının sermaye payları oranında ortaklara dağıtılması halinde dağıtılan bu paylardan,
-Yönetim kurulu başkan ve üyelerine olumlu gelir gider farkından ödenen paylardan,
-Çiftçilerden alınan zirai mahsullerden,
-Esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet karşılığı yapılan ödemelerden,
Gelir vergisi kesintisi yaparak ilgili vergi dairesine bildirmekle mükelleftir.

13.Kooperatifler ve kooperatiflerin imalat işlerini üstlenen müteahhit veya taşeronlar inşaat malzemesi alımı yaptıkları esnada Katma Değer Vergisi ödemekle mükellef olup, bu suretle ödedikleri KDV’nin iadesini talep edemezler.

14.İnşaat ruhsatını 29/07/1998 tarihinden önce alan konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV’den muaf olmakla birlikte, inşaat ruhsatını anılan tarihten sonra temin eden konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat ve taahhüt işleri % 1 KDV’ne tabi olacaktır.

15.Konut yapı kooperatiflerince yaptırılan konutların ortaklara teslimi Katma Değer Vergisi’nden istisnadır.

Kooperatiflerin Vergi Yükümlülükleri ve Muafiyetleri Nelerdir?

Yönetim kurulu, kooperatifi temsil ve idare eden organ olması nedeniyle, kooperatifin vergi ve sigorta ile ilgili yükümlülüklerini titizlikle takip ederek usulüne uygun olarak yerine getirmekle mükelleftir.

1. Kooperatif ve üst kuruluşlarının gerek birbirlerinden gerekse kendi ortaklarından aldıkları faiz ve komisyonlar ile ortaklarına kefalet etmeleri dolayısıyla bunlardan aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden muaftır.

2. Kooperatif ve üst kuruluşların, gerek kuruluş sırasında ve gerekse faaliyeti devam ettiği sürece tutulması zorunlu olsun veya olmasın her türlü defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile ara tasdikleri her türlü harç ve damga vergisinden muaftır.

3. Kooperatif ve üst kuruluşlarının, sahip oldukları kendi hizmet binaları bina vergisinden muaftır.

4. Ortakların kooperatiflerine, kooperatiflerin veya birliklerin de üst kuruluşlarına temlik edecekleri taşınmaz mallar veraset ve intikal vergisinden muaftır.

5. Bir ortağın ana sözleşmeye uygun olarak yapacağı isteğe rağmen yönetim kurulunun ortağın istifasını kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma isteğini kooperatife bildirmesine ilişkin olarak noter vasıtasıyla yapacağı bildirim(Kooperatifler Kanunu Md.13) damga ve harçtan muaftır.

6. Kooperatifler kurumlar vergisi mükellefi olmakla birlikte, bir Kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için;

-Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması,
-Yönetim kurulu üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesi,
-Yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması,
-Sadece ortakları ile iş görmesi
Şartlarını taşıması ve fiilen de bu şartlara uyması gerekmektedir.

Yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisinden muaf olmaları için yukarıda belirtilen hususlara ek olarak,
-Kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermemeleri (Kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kooperatif ile ticari ilişki içine girmemeleri),
-Yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olması şartları aranmaktadır.

Kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmeleri için üst kuruluşa girme zorunluluğu bulunmamaktadır.

7. Üretim, Tüketim ve Kredi kooperatifleri Risturn istisnasından yararlanabileceklerdir.Tüketim kooperatiflerinde, ortakların kooperatiften alacakları kişisel ve ailevi ihtiyaçları ile ilgili gıda ve giyecek ürünlerinden sağlanan risturnlar; Üretim kooperatiflerinde ortağın kendisinin üretip kooperatife sattığı ve üretiminde kullanmak üzere kooperatiften satın aldığı malların değerine göre hesaplanan risturnlar,  kredi kooperatiflerinde ise ortakların kullandıkları kredilere göre hesaplanan risturnlar kurumlar vergisinden muaftır.  

8. Kooperatif ortaklarından (genel) yönetim gideri olarak tahsil edilen tutarlardan harcanmayarak ortağa iade edilen tutarlar kurumlar vergisinden muaftır.

9.Kooperatiflerin en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmaz mal satışından doğan kazançların % 75’lik kısmı kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

10. Kooperatiflerin ortaklarından toplayarak bankaya yatırdıkları aidat bedellerinden mevduat faiz geliri elde etmeleri durumunda, elde edilen bu faiz vergi tevkifatına tabi tutulacaktır.

11. Kooperatiflerin sahibi oldukları taşınmazı 3. kişilere veya ortaklarına kiraya vermesi ortak dışı işlem niteliğinde olup, kurumlar vergisi muafiyetini ortadan kaldırır.

Kooperatifin taşınmazı, tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilere kiralaması halinde bu kişiler kooperatife ödedikleri kira bedeli üzerinden ödeme sırasında vergi sorumlusu olarak tevkifat yapmak ve ilgili vergi dairesine beyan edip ödemek zorundadır.

Taşınmazın, tevkifat yapmakla sorumlu olmayanlara kiralanması halinde kira geliri tevkifata tabi tutulmadan tahsil edilecektir. Kooperatif bu geliri varsa o yılın diğer gelirleri ile birlikte beyan edip vergilendirecektir.

12. Kooperatifler,

-Çalıştırdıkları personele yaptıkları ücret ve ücret sayılan ödemeler ile yönetim ve denetim kurulu üyelerine yaptıkları ücret/huzur hakkı gibi ödemelerden,
-Kooperatife yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (Muhasebeci, Avukat gibi),
-Birden fazla takvim yılına yayılı inşaat ve onarım işleri dolayısıyla bu işleri yapan gerçek ve tüzel kişilere nakden ve hesaben ödenen istihkak bedelleri üzerinden (avans olarak ödenenler dahil),
-Yaptıkları kira ödemelerinden,
-Ortak dışı işlemlerden elde edilen olumlu gelir gider farkının sermaye payları oranında ortaklara dağıtılması halinde dağıtılan bu paylardan,
-Yönetim kurulu başkan ve üyelerine olumlu gelir gider farkından ödenen paylardan,
-Çiftçilerden alınan zirai mahsullerden,
-Esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet karşılığı yapılan ödemelerden,
Gelir vergisi kesintisi yaparak ilgili vergi dairesine bildirmekle mükelleftir.

13.Kooperatifler ve kooperatiflerin imalat işlerini üstlenen müteahhit veya taşeronlar inşaat malzemesi alımı yaptıkları esnada Katma Değer Vergisi ödemekle mükellef olup, bu suretle ödedikleri KDV’nin iadesini talep edemezler.

14.İnşaat ruhsatını 29/07/1998 tarihinden önce alan konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV’den muaf olmakla birlikte, inşaat ruhsatını anılan tarihten sonra temin eden konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat ve taahhüt işleri % 1 KDV’ne tabi olacaktır.

15.Konut yapı kooperatiflerince yaptırılan konutların ortaklara teslimi Katma Değer Vergisi’nden istisnadır.

Kooperatiflerde Gelir Gider Farkına İlişkin Muhasebe Kayıtları

Kooperatiflerin asıl amacı kâr elde etmek olmadığından; kooperatif faaliyetleri sonucu ortaya çıkan kâr ve zararlar, olumlu ve olumsuz gelir gider farkı olarak adlandırılır. Kâr, olumlu gelir gider farkı; zarar ise olumsuz gelir gider farkı olarak adlandırılır.
Kooperatifler, sermaye şirketleri gibi kurumlar vergisi mükellefidirler. Ancak bazı durumlarda, kooperatifler kurumlar vergisinden muaf olur.
Bir kooperatifin kurumlar vergisinden muaf olabilmesi için, aşağıdaki hususların kooperatif ana sözleşmesinde yer alması ve uygulanması gerekir:
  • Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmayacağı,
  • Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmeyeceği,
  • Yedek akçelerin ortaklara dağıtılmayacağı,
  • Kooperatif faaliyetlerinden yalnız kooperatif ortaklarının yararlanacağı,
Kurumlar vergisinden muaf olmak için, ana sözleşmede yer alması gerekir.
    Ana sözleşmede yukarıda saydığımız hususlardan bir ya da bir kaçına yer vermeyen veya yer verdiği halde uygulamada bu hususlara aykırı hareket eden kooperatifler kurumlar vergisi muafiyetinden faydalanamaz.
    Kooperatifler Kanunu’na göre olumlu gelir gider farkından ilk önce %10 yedek akçe ayrılır. Kooperatif üst kuruluşları bu orana ek olarak en az %5 olağanüstü yedek akçe ayırmak zorundadır.
    Yukarıda saydığımız yedek akçe dışında, ana sözleşmede belirtilmiş fonlar da kesilir. Bilindiği üzere kooperatifler, ana sözleşmelerinde yer vermek suretiyle ortaklarına ve çalışanlarına yardım maksadıyla yardım fonu oluşturabilir.
    Fon ayırma işlemleri bittikten sonra, eğer kooperatif kurumlar vergisi mükellefi ise kurumlar vergisinin kesilmesi ve dağıtılması düşünülüyorsa ortaya çıkan olumlu gelir gider farkının ortaklara risturn olarak dağıtılması gerekir.

    Örnek 1: SS ………. Kooperatifi, kurumlar vergisinden muaf olup 2011 yılında 15.000 TL olumlu gelir gider farkı elde etmiştir. Elde edilen olumlu gelir gider farkının tamamı ortaklar içi işlemlerden elde edilmiştir.
    Kooperatifler Kanunu gereği, elde edilen olumlu gelir gider farkından %10 yasal yedek akçe olarak ayrılacaktır.
    Genel kurulda yasal kesintiler yapıldıktan sonra arta kalan olumlu gelir gider farkının ortaklara risturn olarak dağıtılması kararlaştırılmıştır.

    Yasal kesintiler ve dağıtılacak risturn miktarının belirlenmesi:
    Yasal Yedekler : 15.000 X 0,10 = 1.500
    TOPLAM: 1.500 TL
    Dağıtılacak Risturn Tutarı: 15.000 – 1.500 = 13.500 TL

    * Dağıtımın Yapılması:


    *Ortakların Risturn Paylarının Nakit Olarak Ödenmesi:


    Örnek 2: Kurumlar vergisi mükellefi olan SS …………. Tüketim Kooperatifinin 2011 yılı olumlu gelir gider farkı 25.000 TL’dir.

    Kooperatif genel kurulunda alınan karar gereği, yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan tutar ortaklara risturn olarak dağıtılacaktır.

    Yasal kesintiler ve dağıtılacak risturn miktarının belirlenmesi:

    Dönem Olumlu Gelir Gider Farkı = 25.000TL
    Kurumlar Vergisi :(25.000 X 0,20) = (5.000 TL)
    Yasal Yedekler : (25.000 X 0.10) = (2.500 TL)

    Gelir Vergisi Stopajı Matrahı = 17.500 TL
    Gelir Vergisi : (17.500 X 0,10) = 1.750 TL
    Bu hesaplamalardan sonra ortaya çıkan tablo aşağıdaki gibidir:
    DÖNEM GELİR GİDER OLUMLU FARKI 25.000 TL
    ÖDENECEK VERGİ VE DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER (-) (6.750 TL)

    • Kurumlar Vergisi (-) 5.000 TL
    • Gelir Vergisi Stopajı (-) 1.750 TL

    YASAL YEDEKLER (-) (2.500 TL)
    ORTAKLARA DAĞITILACAK RİSTURN TUTARI 15.750 TL

    *2011 Yılı Dönem Sonunda Yapılacak Kayıtlar:


    * 2012 Yılı Başında Yapılacak Kayıt:


    * Genel Kurulun Risturn Dağıtma Kararından Sonra Yapılacak Kayıt:


    * Risturnların Ortaklara Ödenmesinde Yapılacak Kayıt:


    * Kooperatiflerde şirketler gibi kurumlar vergisi beyannamelerini nisan ayında bağlı bulundukları vergi dairesine verir, nisan ayı sonuna kadar da ödemeleri gereken kurumlar vergisini öder. Örneğimizdeki kooperatifin Nisan ayı başında yapacağı tahakkuk kaydı ve ay içerisinde yapacağı ödeme kaydı aşağıdaki gibi olacaktır.


    *Gelir vergisi stopajı, muhtasar beyannamede belirtilip vergi dairesine ödendiğinde şu kayıt yapılır:


    Kooperatiflerin dönemi olumsuz gelir gider farkı ile kapatması durumunda,
    Olumsuz gelir gider farkı 3 yoldan biri ile karşılanır:
    • Sermaye paylarından
    • Yedek akçelerden
    • Ek ödemelerle
    Örnek 3: SS …………. Kooperatifi 2011 faaliyet dönemini 11.000 TL olumsuz gelir gider farkı ile kapatmıştır. Ortaya çıkan olumsuz gelir gider farkının 4.000 TL’sinin yedeklerden kalan 7.000 TL’ sinin ise sermaye paylarından karşılanmasına karar verilmiştir.









    Kooperatiflerde Gelir Gider Farkına İlişkin Muhasebe Kayıtları

    Kooperatiflerin asıl amacı kâr elde etmek olmadığından; kooperatif faaliyetleri sonucu ortaya çıkan kâr ve zararlar, olumlu ve olumsuz gelir gider farkı olarak adlandırılır. Kâr, olumlu gelir gider farkı; zarar ise olumsuz gelir gider farkı olarak adlandırılır.
    Kooperatifler, sermaye şirketleri gibi kurumlar vergisi mükellefidirler. Ancak bazı durumlarda, kooperatifler kurumlar vergisinden muaf olur.
    Bir kooperatifin kurumlar vergisinden muaf olabilmesi için, aşağıdaki hususların kooperatif ana sözleşmesinde yer alması ve uygulanması gerekir:
    • Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmayacağı,
    • Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmeyeceği,
    • Yedek akçelerin ortaklara dağıtılmayacağı,
    • Kooperatif faaliyetlerinden yalnız kooperatif ortaklarının yararlanacağı,
    Kurumlar vergisinden muaf olmak için, ana sözleşmede yer alması gerekir.
    Ana sözleşmede yukarıda saydığımız hususlardan bir ya da bir kaçına yer vermeyen veya yer verdiği halde uygulamada bu hususlara aykırı hareket eden kooperatifler kurumlar vergisi muafiyetinden faydalanamaz.
    Kooperatifler Kanunu’na göre olumlu gelir gider farkından ilk önce %10 yedek akçe ayrılır. Kooperatif üst kuruluşları bu orana ek olarak en az %5 olağanüstü yedek akçe ayırmak zorundadır.
    Yukarıda saydığımız yedek akçe dışında, ana sözleşmede belirtilmiş fonlar da kesilir. Bilindiği üzere kooperatifler, ana sözleşmelerinde yer vermek suretiyle ortaklarına ve çalışanlarına yardım maksadıyla yardım fonu oluşturabilir.
    Fon ayırma işlemleri bittikten sonra, eğer kooperatif kurumlar vergisi mükellefi ise kurumlar vergisinin kesilmesi ve dağıtılması düşünülüyorsa ortaya çıkan olumlu gelir gider farkının ortaklara risturn olarak dağıtılması gerekir.

    Örnek 1: SS ………. Kooperatifi, kurumlar vergisinden muaf olup 2011 yılında 15.000 TL olumlu gelir gider farkı elde etmiştir. Elde edilen olumlu gelir gider farkının tamamı ortaklar içi işlemlerden elde edilmiştir.
    Kooperatifler Kanunu gereği, elde edilen olumlu gelir gider farkından %10 yasal yedek akçe olarak ayrılacaktır.
    Genel kurulda yasal kesintiler yapıldıktan sonra arta kalan olumlu gelir gider farkının ortaklara risturn olarak dağıtılması kararlaştırılmıştır.

    Yasal kesintiler ve dağıtılacak risturn miktarının belirlenmesi:
    Yasal Yedekler : 15.000 X 0,10 = 1.500
    TOPLAM: 1.500 TL
    Dağıtılacak Risturn Tutarı: 15.000 – 1.500 = 13.500 TL

    * Dağıtımın Yapılması:


    *Ortakların Risturn Paylarının Nakit Olarak Ödenmesi:


    Örnek 2: Kurumlar vergisi mükellefi olan SS …………. Tüketim Kooperatifinin 2011 yılı olumlu gelir gider farkı 25.000 TL’dir.

    Kooperatif genel kurulunda alınan karar gereği, yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan tutar ortaklara risturn olarak dağıtılacaktır.

    Yasal kesintiler ve dağıtılacak risturn miktarının belirlenmesi:

    Dönem Olumlu Gelir Gider Farkı = 25.000TL
    Kurumlar Vergisi :(25.000 X 0,20) = (5.000 TL)
    Yasal Yedekler : (25.000 X 0.10) = (2.500 TL)

    Gelir Vergisi Stopajı Matrahı = 17.500 TL
    Gelir Vergisi : (17.500 X 0,10) = 1.750 TL
    Bu hesaplamalardan sonra ortaya çıkan tablo aşağıdaki gibidir:
    DÖNEM GELİR GİDER OLUMLU FARKI 25.000 TL
    ÖDENECEK VERGİ VE DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER (-) (6.750 TL)

    • Kurumlar Vergisi (-) 5.000 TL
    • Gelir Vergisi Stopajı (-) 1.750 TL

    YASAL YEDEKLER (-) (2.500 TL)
    ORTAKLARA DAĞITILACAK RİSTURN TUTARI 15.750 TL

    *2011 Yılı Dönem Sonunda Yapılacak Kayıtlar:


    * 2012 Yılı Başında Yapılacak Kayıt:


    * Genel Kurulun Risturn Dağıtma Kararından Sonra Yapılacak Kayıt:


    * Risturnların Ortaklara Ödenmesinde Yapılacak Kayıt:


    * Kooperatiflerde şirketler gibi kurumlar vergisi beyannamelerini nisan ayında bağlı bulundukları vergi dairesine verir, nisan ayı sonuna kadar da ödemeleri gereken kurumlar vergisini öder. Örneğimizdeki kooperatifin Nisan ayı başında yapacağı tahakkuk kaydı ve ay içerisinde yapacağı ödeme kaydı aşağıdaki gibi olacaktır.


    *Gelir vergisi stopajı, muhtasar beyannamede belirtilip vergi dairesine ödendiğinde şu kayıt yapılır:


    Kooperatiflerin dönemi olumsuz gelir gider farkı ile kapatması durumunda,
    Olumsuz gelir gider farkı 3 yoldan biri ile karşılanır:
    • Sermaye paylarından
    • Yedek akçelerden
    • Ek ödemelerle
    Örnek 3: SS …………. Kooperatifi 2011 faaliyet dönemini 11.000 TL olumsuz gelir gider farkı ile kapatmıştır. Ortaya çıkan olumsuz gelir gider farkının 4.000 TL’sinin yedeklerden kalan 7.000 TL’ sinin ise sermaye paylarından karşılanmasına karar verilmiştir.









    Kooperatifler Kanunu'nda düzenlenen vergi, resim ve harç muaflığı


    1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 93. maddesinde, kooperatiflerin, kooperatif birliklerinin, kooperatif merkez birliklerinin ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliği'nin muaf olduğu vergi, resim ve harçlar aşağıdaki gibi düzenlenmiştir:

    1. Kooperatifler, kooperatif birlikleri, kooperatif merkez birlikleri ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliği;

    a) Birbirlerinden ve ortaklarından aldıkları faiz ve komisyonlar ile ortaklarına kefalet etmeleri dolayısıyla bunlardan aldıkları paralar, banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinden,
    b) Her nevi defterlerin ve ana sözleşmelerin tasdiki ve açılış tasdiklerinde sayfalarının mühürlenmesi her nevi harçtan ve Damga Vergisinden,
    c) Kiraya verilmediği veya irat getirmeyen bir cihete tahsis edilmediği müddetçe sahip oldukları gayrimenkul mallar üzerinden alınacak her türlü vergilerden,
    d) Ortakların temlik edecekleri gayrimenkuller her türlü vergi ve harcından, muaftır.
    e) 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 13'üncü maddesi gereğince verilecek bildiri Damga Vergisine, diğer harç ve resimlere tabi değildir.

    2. Gayrimenkullerin irtifak haklarının ve gayrimenkul mükellefiyetinin kooperatiflere, kooperatif birliklerine, kooperatif merkez birliklerine, Türkiye Milli Kooperatifler Birliğine sermaye konulması halinde bunlar Emlak Alım Vergisi Kanununun 9'uncu maddesindeki indirimli nispetten faydalanırlar.

    3. 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 199 sayılı Kanunla değişik 7'nci maddesinin 16. bendindeki esaslar dâhilinde Kurumlar Vergisi muaflığından faydalanırlar.

    4. Kooperatifler, kooperatif birlikleri ve kooperatifler merkez birlikleri faaliyete geçen üst kuruluşlara girmedikleri takdirde, bu maddenin 1 nolu fıkrasının (b) bendi ile 2 nolu fıkrasından gayri fıkralarında yazılı muaflıklardan istifade edemezler. 

    Kooperatifler Kanunu'nda düzenlenen vergi, resim ve harç muaflığı


    1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 93. maddesinde, kooperatiflerin, kooperatif birliklerinin, kooperatif merkez birliklerinin ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliği'nin muaf olduğu vergi, resim ve harçlar aşağıdaki gibi düzenlenmiştir:

    1. Kooperatifler, kooperatif birlikleri, kooperatif merkez birlikleri ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliği;

    a) Birbirlerinden ve ortaklarından aldıkları faiz ve komisyonlar ile ortaklarına kefalet etmeleri dolayısıyla bunlardan aldıkları paralar, banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinden,
    b) Her nevi defterlerin ve ana sözleşmelerin tasdiki ve açılış tasdiklerinde sayfalarının mühürlenmesi her nevi harçtan ve Damga Vergisinden,
    c) Kiraya verilmediği veya irat getirmeyen bir cihete tahsis edilmediği müddetçe sahip oldukları gayrimenkul mallar üzerinden alınacak her türlü vergilerden,
    d) Ortakların temlik edecekleri gayrimenkuller her türlü vergi ve harcından, muaftır.
    e) 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 13'üncü maddesi gereğince verilecek bildiri Damga Vergisine, diğer harç ve resimlere tabi değildir.

    2. Gayrimenkullerin irtifak haklarının ve gayrimenkul mükellefiyetinin kooperatiflere, kooperatif birliklerine, kooperatif merkez birliklerine, Türkiye Milli Kooperatifler Birliğine sermaye konulması halinde bunlar Emlak Alım Vergisi Kanununun 9'uncu maddesindeki indirimli nispetten faydalanırlar.

    3. 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 199 sayılı Kanunla değişik 7'nci maddesinin 16. bendindeki esaslar dâhilinde Kurumlar Vergisi muaflığından faydalanırlar.

    4. Kooperatifler, kooperatif birlikleri ve kooperatifler merkez birlikleri faaliyete geçen üst kuruluşlara girmedikleri takdirde, bu maddenin 1 nolu fıkrasının (b) bendi ile 2 nolu fıkrasından gayri fıkralarında yazılı muaflıklardan istifade edemezler. 

    Kooperatiflerin yıl içinde kurumlar vergisi muafiyet şartlarını kaybetmesi veya kazanması nasıl olur?

    Kooperatiflerin yıl içinde muafiyet şartlarını kazanmaları veya kaybetmeleri halinde hangi tarihten itibaren kurumlar vergisinden muaf olacakları veya hangi tarihten itibaren kurumlar vergisine tabi olacakları konusunda, Kurumlar Vergisi Kanunu'nda bir düzenleme yapılmamıştır. Örneğin, bir kooperatifin yıl içinde ana sözleşmesini Kurumlar Vergisi Kanununun 4/k maddesine uygun hale getirerek veya bir üst kuruluşa girerek kurumlar vergisi muaflık şartlarını kazanması halinde, bu kooperatif hangi tarihten itibaren kurumlar vergisinden muaf olacaktır? Vergi İdaresi bir olay nedeniyle bu konudaki görüşünü aşağıdaki şekilde açıklamıştır:


    "Kooperatif ana sözleşmelerinde yıl içinde yapılacak değişikliklerle Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 4. maddesinin k bendindeki muafiyet şartlarına yer verilmesi ve kooperatifin faaliyet gösterdiği bölgede ve alanda kurulmuş bulunan üst birlik varsa bu birliğe üye olunması halinde, muafiyet şartlarını taşıyan ana sözleşmenin Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı tarihten itibaren kooperatifin kurumlar vergisinden muaf tutulması gerekir. Öte yandan, yıl içinde, muafiyet şartlarının kaybedilmesi halinde, bu tarihten itibaren kooperatifin kurumlar vergisi mükellefi olacağı tabiidir" 

    Kooperatiflerin yıl içinde kurumlar vergisi muafiyet şartlarını kaybetmesi veya kazanması nasıl olur?

    Kooperatiflerin yıl içinde muafiyet şartlarını kazanmaları veya kaybetmeleri halinde hangi tarihten itibaren kurumlar vergisinden muaf olacakları veya hangi tarihten itibaren kurumlar vergisine tabi olacakları konusunda, Kurumlar Vergisi Kanunu'nda bir düzenleme yapılmamıştır. Örneğin, bir kooperatifin yıl içinde ana sözleşmesini Kurumlar Vergisi Kanununun 4/k maddesine uygun hale getirerek veya bir üst kuruluşa girerek kurumlar vergisi muaflık şartlarını kazanması halinde, bu kooperatif hangi tarihten itibaren kurumlar vergisinden muaf olacaktır? Vergi İdaresi bir olay nedeniyle bu konudaki görüşünü aşağıdaki şekilde açıklamıştır:


    "Kooperatif ana sözleşmelerinde yıl içinde yapılacak değişikliklerle Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 4. maddesinin k bendindeki muafiyet şartlarına yer verilmesi ve kooperatifin faaliyet gösterdiği bölgede ve alanda kurulmuş bulunan üst birlik varsa bu birliğe üye olunması halinde, muafiyet şartlarını taşıyan ana sözleşmenin Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı tarihten itibaren kooperatifin kurumlar vergisinden muaf tutulması gerekir. Öte yandan, yıl içinde, muafiyet şartlarının kaybedilmesi halinde, bu tarihten itibaren kooperatifin kurumlar vergisi mükellefi olacağı tabiidir" 

    Kooperatiflerin ana sözleşmelerinde yer alan bazı hükümlerin vergi muafiyetine etkisi nelerdir?


    a) "Sosyal, kültürel ve ekonomik tesislerin kurulup işletilmesi" hükmü.

    Bazı kooperatiflerin ana sözleşmelerinin amaç maddesinde, "ortakların sosyal, kültürel ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak üzere gerekli tesisleri kurar, bu tesisleri işletir veya kiraya verir" hükmü yer almaktadır. Ana sözleşmelerinde söz konusu hükme yer veren kooperatiflerin, fiilen maddede belirtilen tesisleri kurup bizzat işletmeleri veya kiraya vermeleri halinde ortak dışı faaliyette bulunmuş olacaklarından, ana sözleşmelerinde muafiyet şartlarının tamamı yazılı olsa dahi, bu işlemlerin yapıldığı tarihten itibaren mükellefiyetlerinin tesisi gerekmektedir. Ancak, ana sözleşmelerinde ortak dışı işlem yapılacağına dair hükümlere yer veren kooperatiflerin kurumlar vergisine tabi olacakları açıktır.

    b) "Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması" hükmü

    Bazı kooperatiflerin ana sözleşmelerinde,"sermaye üzerinden kazanç dağıtmamak" şartı açıkça yer almamakla birlikte;"Gelir gider farkı genel kurulca onaylanan yıllık bilançoya göre tespit edilir, yönetim ve denetim kurulu üyelerine gelir gider farkından pay verilmez ve kooperatif yalnız ortaklarıyla işlem yapar. Ortaklarla yapılan işlemlerden doğmuş bulunan geri kalan farkın bir kısmı yedek akçe olarak ayrılır. Yedek akçeler ortaklara dağıtılmaz. Gelir gider farkı menfi olduğu takdirde, ortaya çıkan açık, yedek akçelerden, bunun yetmemesi halinde ortak sermaye paylarından ve 70. maddeye göre oluşturulan özel fondan karşılanır" hükmünün yer aldığı görülmektedir. İncelenmesinden anlaşılacağı üzere, bu hükümde, muafiyet şartlarından; "yönetim ve denetim kurulu üyelerine kazanç üzerinden hisse vererek ihtiyat akçelerini ortaklara dağıtmamak" ve "münhasıran ortaklarıyla iş görmek" şartları açıkça yazılı bulunmaktadır. Yine, aynı maddede, ortaklarıyla yapılan işlemlerden doğmuş bulunan, kalan farkın bir kısmının yedek akçeye ayrılacağı ve ortaklara dağıtılmayacağı açıkça belirtildiğinden; bu durumda kooperatifin sermaye üzerinden kazanç dağıtması "fiilen mümkün değildir. Dolayısıyla "sermaye üzerinden kazanç dağıtmamak" şartının zımnen var olduğunun kabulü gerekir. Buna göre, ana sözleşmelerde söz konusu hükmün yer alması halinde, muafiyet şartlarının tamamının yazılı olduğu kabul edilecek ve bu ana sözleşmeye göre kurulan kooperatifler, fiiliyatta da bu şartlara uymaları halinde, kurumlar vergisinden muaf tutulacaklardır.

    c) Üst birliğe üye olma şartı

    1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 93. maddesinin 4. fıkrasına göre; kooperatifler; kooperatif birlikleri ve kooperatif merkez birliklerinden, faaliyete geçen üst kuruluşlara girmedikleri takdirde kurumlar vergisi muafiyetinden faydalanmaları mümkün değildir. Ancak, bu şart, kooperatifin faaliyet gösterdiği bölgede ve alanda kurulmuş bulunan bir üst birliğin bulunması halinde aranacaktır. Kooperatifin faaliyet gösterdiği bölgede ve alanda kurulmuş bir üst birlik yoksa söz konusu şart aranmayacaktır. Burada ortaya çıkabilecek sorun, "kooperatifin faaliyet gösterdiği bölgeden" ne anlaşılması gerektiğidir. Bakanlığın belirlediği bölgede kurulmuş birliklerin anlaşılması gerekmektedir.

    Kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olabilmeleri için, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 93/4. maddesiyle getirilen üst birliğe üye olma koşulu ile (üst birlikler kuvvetlendirilerek) genel olarak kooperatifçiliğin geliştirilmesinin amaçlandığı açıktır. Ancak, kooperatifler, ortaklarının ortak dayanışma içerisinde, ekonomik durumlarını korumak ve geliştirmek amacıyla kurulmaktadır.

    Bilindiği üzere, kooperatif ortaklarını, genel olarak ekonomik durumları kuvvetli olmayan kişiler teşkil etmektedir. Dolayısıyla kooperatiflerin en önemli sorunu mali yetersizliktir. Durum bu iken, üst kuruluşa girmenin getirdiği mali külfet, doğal olarak kooperatifleri üst birliğe girmemeye sevk etmektedir. Kooperatiflerin üst birliğe girme konusundaki isteksizliklerinin diğer nedeninin de, üst birliklerin somut ve yeterli hizmet vermemeleri olduğu ifade edilmektedir. Nedeni ne olursa olsun, kooperatiflerin üst birliğe üye olmamaları halinde kurumlar vergisinden muaf olmaları mümkün değildir.  Bu ise, kooperatiflerin kurumlar vergisi ve geçici vergi mükellefi olmalarını ve vergi kanunlarının kendilerine yüklediği görevleri yerine getirmeleri sonucunu doğurmaktadır.

    Sonuç olarak, üst birliğe üye olmayan kooperatifler, boş da olsa, süresinde kurumlar vergisi ve geçici vergi beyannamelerini vermek zorundadırlar. Ayrıca Kooperatifler Kanunu'nun 93. maddesinde düzenlenen vergi, resim ve harç muaflıklarından (defter ve ana sözleşme tasdiki dışında) yararlanamayacaklardır. 

    Kooperatiflerin ana sözleşmelerinde yer alan bazı hükümlerin vergi muafiyetine etkisi nelerdir?


    a) "Sosyal, kültürel ve ekonomik tesislerin kurulup işletilmesi" hükmü.

    Bazı kooperatiflerin ana sözleşmelerinin amaç maddesinde, "ortakların sosyal, kültürel ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak üzere gerekli tesisleri kurar, bu tesisleri işletir veya kiraya verir" hükmü yer almaktadır. Ana sözleşmelerinde söz konusu hükme yer veren kooperatiflerin, fiilen maddede belirtilen tesisleri kurup bizzat işletmeleri veya kiraya vermeleri halinde ortak dışı faaliyette bulunmuş olacaklarından, ana sözleşmelerinde muafiyet şartlarının tamamı yazılı olsa dahi, bu işlemlerin yapıldığı tarihten itibaren mükellefiyetlerinin tesisi gerekmektedir. Ancak, ana sözleşmelerinde ortak dışı işlem yapılacağına dair hükümlere yer veren kooperatiflerin kurumlar vergisine tabi olacakları açıktır.

    b) "Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması" hükmü

    Bazı kooperatiflerin ana sözleşmelerinde,"sermaye üzerinden kazanç dağıtmamak" şartı açıkça yer almamakla birlikte;"Gelir gider farkı genel kurulca onaylanan yıllık bilançoya göre tespit edilir, yönetim ve denetim kurulu üyelerine gelir gider farkından pay verilmez ve kooperatif yalnız ortaklarıyla işlem yapar. Ortaklarla yapılan işlemlerden doğmuş bulunan geri kalan farkın bir kısmı yedek akçe olarak ayrılır. Yedek akçeler ortaklara dağıtılmaz. Gelir gider farkı menfi olduğu takdirde, ortaya çıkan açık, yedek akçelerden, bunun yetmemesi halinde ortak sermaye paylarından ve 70. maddeye göre oluşturulan özel fondan karşılanır" hükmünün yer aldığı görülmektedir. İncelenmesinden anlaşılacağı üzere, bu hükümde, muafiyet şartlarından; "yönetim ve denetim kurulu üyelerine kazanç üzerinden hisse vererek ihtiyat akçelerini ortaklara dağıtmamak" ve "münhasıran ortaklarıyla iş görmek" şartları açıkça yazılı bulunmaktadır. Yine, aynı maddede, ortaklarıyla yapılan işlemlerden doğmuş bulunan, kalan farkın bir kısmının yedek akçeye ayrılacağı ve ortaklara dağıtılmayacağı açıkça belirtildiğinden; bu durumda kooperatifin sermaye üzerinden kazanç dağıtması "fiilen mümkün değildir. Dolayısıyla "sermaye üzerinden kazanç dağıtmamak" şartının zımnen var olduğunun kabulü gerekir. Buna göre, ana sözleşmelerde söz konusu hükmün yer alması halinde, muafiyet şartlarının tamamının yazılı olduğu kabul edilecek ve bu ana sözleşmeye göre kurulan kooperatifler, fiiliyatta da bu şartlara uymaları halinde, kurumlar vergisinden muaf tutulacaklardır.

    c) Üst birliğe üye olma şartı

    1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 93. maddesinin 4. fıkrasına göre; kooperatifler; kooperatif birlikleri ve kooperatif merkez birliklerinden, faaliyete geçen üst kuruluşlara girmedikleri takdirde kurumlar vergisi muafiyetinden faydalanmaları mümkün değildir. Ancak, bu şart, kooperatifin faaliyet gösterdiği bölgede ve alanda kurulmuş bulunan bir üst birliğin bulunması halinde aranacaktır. Kooperatifin faaliyet gösterdiği bölgede ve alanda kurulmuş bir üst birlik yoksa söz konusu şart aranmayacaktır. Burada ortaya çıkabilecek sorun, "kooperatifin faaliyet gösterdiği bölgeden" ne anlaşılması gerektiğidir. Bakanlığın belirlediği bölgede kurulmuş birliklerin anlaşılması gerekmektedir.

    Kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olabilmeleri için, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 93/4. maddesiyle getirilen üst birliğe üye olma koşulu ile (üst birlikler kuvvetlendirilerek) genel olarak kooperatifçiliğin geliştirilmesinin amaçlandığı açıktır. Ancak, kooperatifler, ortaklarının ortak dayanışma içerisinde, ekonomik durumlarını korumak ve geliştirmek amacıyla kurulmaktadır.

    Bilindiği üzere, kooperatif ortaklarını, genel olarak ekonomik durumları kuvvetli olmayan kişiler teşkil etmektedir. Dolayısıyla kooperatiflerin en önemli sorunu mali yetersizliktir. Durum bu iken, üst kuruluşa girmenin getirdiği mali külfet, doğal olarak kooperatifleri üst birliğe girmemeye sevk etmektedir. Kooperatiflerin üst birliğe girme konusundaki isteksizliklerinin diğer nedeninin de, üst birliklerin somut ve yeterli hizmet vermemeleri olduğu ifade edilmektedir. Nedeni ne olursa olsun, kooperatiflerin üst birliğe üye olmamaları halinde kurumlar vergisinden muaf olmaları mümkün değildir.  Bu ise, kooperatiflerin kurumlar vergisi ve geçici vergi mükellefi olmalarını ve vergi kanunlarının kendilerine yüklediği görevleri yerine getirmeleri sonucunu doğurmaktadır.

    Sonuç olarak, üst birliğe üye olmayan kooperatifler, boş da olsa, süresinde kurumlar vergisi ve geçici vergi beyannamelerini vermek zorundadırlar. Ayrıca Kooperatifler Kanunu'nun 93. maddesinde düzenlenen vergi, resim ve harç muaflıklarından (defter ve ana sözleşme tasdiki dışında) yararlanamayacaklardır. 

    Kooperatiflerin gelir vergisi ile ilişkisi nedir?

    193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabi tutulmuştur. Bu bakımdan tüzel kişiliği olan kooperatiflerin elde etlikleri gelirlerin gelir vergisi ile ilişkisi bulunmamaktadır. Kooperatiflerin kazançlarının, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun (I/B) maddesi uyarınca Kurumlar vergisine tabi olduğu yukarıdaki bölümlerde açıklanmıştır.

    5520 Sayılı Kanun kapsamında kooperatiflerin vergi matrahlarının düzenlendiği 6 maddesinde 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunun ticari ve zirai kazançlara ilişkin hükümlerine atıf yapılmaktadır.

    Kooperatiflere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden vergi kesintisi yapılması gerekir. Ancak kooperatife kira ödemesinde bulunan kişilerin tevkifat yapma mecburiyetinin bulunmaması halinde ise kooperatiflerin tevkifata tabi tutulmamış bu gelirlerini kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan etmeleri gereklidir. 

    Kooperatiflerin gelir vergisi ile ilişkisi nedir?

    193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabi tutulmuştur. Bu bakımdan tüzel kişiliği olan kooperatiflerin elde etlikleri gelirlerin gelir vergisi ile ilişkisi bulunmamaktadır. Kooperatiflerin kazançlarının, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun (I/B) maddesi uyarınca Kurumlar vergisine tabi olduğu yukarıdaki bölümlerde açıklanmıştır.

    5520 Sayılı Kanun kapsamında kooperatiflerin vergi matrahlarının düzenlendiği 6 maddesinde 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunun ticari ve zirai kazançlara ilişkin hükümlerine atıf yapılmaktadır.

    Kooperatiflere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden vergi kesintisi yapılması gerekir. Ancak kooperatife kira ödemesinde bulunan kişilerin tevkifat yapma mecburiyetinin bulunmaması halinde ise kooperatiflerin tevkifata tabi tutulmamış bu gelirlerini kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan etmeleri gereklidir. 

    İktisadi kıymetlerin yeniden değerlendirilmesi nedir?

    Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298 inci maddesine göre kooperatiflerin bilançosuna dâhil amortismana tabi iktisadi kıymetleri her hesap dönemi sonu itibariyle aşağıdaki şartlarla yeniden değerlendirilebilir.


    Bilançonun aktifinde yer alan iktisadi kıymetler ve bu kıymetler için geçmiş yıllarda ayrılmış olan amortismanlar yeniden değerlemenin yapılacağı yıla ait oran ile çarpılmak suretiyle yeniden değerlenirler. Yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışı bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir. Kurumlar vergisi mükellefleri (kooperatifler) pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışının tamamını sermayelerine ilave edebilirler. Bu suretle sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Bu işlemler kar dağıtımı sayılmaz. Değer artış fonu, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde bu işlemin yapılacağı dönemin kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur. Değer artış oranı Maliye ve Gümrük Bakanlığı'nca her yıl Aralık ayında resmi gazetede ilan edilir. Her yılın yeniden değerleme oranı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir. Yeniden değerlemenin herhangi bir yıl yapılmamasından veya değerleme oranının düşük uygulanmasından dolayı daha sonraki yıllar geçmiş dönemlere ilişkin yeniden değerleme yapılamaz. Hesap dönemi içinde aktife giren amortismana tabi iktisadi kıymetler için aktife girdiği dönem yeniden değerleme yapılamaz. 

    İktisadi kıymetlerin yeniden değerlendirilmesi nedir?

    Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298 inci maddesine göre kooperatiflerin bilançosuna dâhil amortismana tabi iktisadi kıymetleri her hesap dönemi sonu itibariyle aşağıdaki şartlarla yeniden değerlendirilebilir.


    Bilançonun aktifinde yer alan iktisadi kıymetler ve bu kıymetler için geçmiş yıllarda ayrılmış olan amortismanlar yeniden değerlemenin yapılacağı yıla ait oran ile çarpılmak suretiyle yeniden değerlenirler. Yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışı bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir. Kurumlar vergisi mükellefleri (kooperatifler) pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışının tamamını sermayelerine ilave edebilirler. Bu suretle sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Bu işlemler kar dağıtımı sayılmaz. Değer artış fonu, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde bu işlemin yapılacağı dönemin kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur. Değer artış oranı Maliye ve Gümrük Bakanlığı'nca her yıl Aralık ayında resmi gazetede ilan edilir. Her yılın yeniden değerleme oranı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir. Yeniden değerlemenin herhangi bir yıl yapılmamasından veya değerleme oranının düşük uygulanmasından dolayı daha sonraki yıllar geçmiş dönemlere ilişkin yeniden değerleme yapılamaz. Hesap dönemi içinde aktife giren amortismana tabi iktisadi kıymetler için aktife girdiği dönem yeniden değerleme yapılamaz. 

    Kurumlar vergisi oranı ne kadardır ve ne zamanı ödenir?

    Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre kurumlar vergisi kurum kazancının % 20'si oranındadır. Kurumlar vergisi, beyanname verilen ayın içinde ödenir. 

    Kurumlar vergisi beyannamesi nasıl ve ne zaman verilir?

    5520 Sayılı Kanunu 14 maddesi (3) fıkrasına göre Kurumlar vergisi beyannamesi hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilir. Kurumlar vergisi istisnasından faydalanan kooperatifler boş bir beyannameyi, kurumlar vergisi ödeyecek kooperatifler ise bir hesap dönemine ait yukarıda belirtilen, şekil ve surette hesaplanan kurum kazancını ihtiva eden beyannameyi bağlı oldukları vergi dairesine vermek zorundadırlar. Kurumlar vergisi muafiyetinden faydalanan kooperatifler ise muafiyetleri sırasında mükellefiyet tesis ettirmez ve beyanname vermezler.


    Ayrıca 2005 yılında başlatılan vergi beyannameleri ve bildirimlerinin internet ortamında gönderilmesi uygulaması kapsamında beyannamelerini elektronik ortamda verme zorunluluğu getirilen kooperatifler ve bunların dışında olup tam otomasyonlu vergi dairelerine bağlı bulunan kooperatifler de beyannamelerini elektronik ortamda gönderme imkânına sahiptirler. 

    Kurumlar vergisi oranı ne kadardır ve ne zamanı ödenir?

    Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre kurumlar vergisi kurum kazancının % 20'si oranındadır. Kurumlar vergisi, beyanname verilen ayın içinde ödenir. 

    Kurumlar vergisi beyannamesi nasıl ve ne zaman verilir?

    5520 Sayılı Kanunu 14 maddesi (3) fıkrasına göre Kurumlar vergisi beyannamesi hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilir. Kurumlar vergisi istisnasından faydalanan kooperatifler boş bir beyannameyi, kurumlar vergisi ödeyecek kooperatifler ise bir hesap dönemine ait yukarıda belirtilen, şekil ve surette hesaplanan kurum kazancını ihtiva eden beyannameyi bağlı oldukları vergi dairesine vermek zorundadırlar. Kurumlar vergisi muafiyetinden faydalanan kooperatifler ise muafiyetleri sırasında mükellefiyet tesis ettirmez ve beyanname vermezler.


    Ayrıca 2005 yılında başlatılan vergi beyannameleri ve bildirimlerinin internet ortamında gönderilmesi uygulaması kapsamında beyannamelerini elektronik ortamda verme zorunluluğu getirilen kooperatifler ve bunların dışında olup tam otomasyonlu vergi dairelerine bağlı bulunan kooperatifler de beyannamelerini elektronik ortamda gönderme imkânına sahiptirler. 

    Kurumlar vergisi matrahından indirilemeyen giderler nelerdir?

    5520 sayılı Kurumlar Vergisinde yer alan düzenlemeye göre indirilemeyen giderler:


    1. Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler
    2. Yedek akçeler
    3. Her türlü vergi ve para cezaları ile gecikme zam ve faizleri
    4. Gecikme faizleri
    5. Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler
    6. Örtülü kazançlar
    7. Maddi ve manevi zararlar
    8. Kanunen kabul edilmeyen gider niteliğinde olan diğer giderler 

    Kurumlar vergisi matrahından indirilemeyen giderler nelerdir?

    5520 sayılı Kurumlar Vergisinde yer alan düzenlemeye göre indirilemeyen giderler:


    1. Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler
    2. Yedek akçeler
    3. Her türlü vergi ve para cezaları ile gecikme zam ve faizleri
    4. Gecikme faizleri
    5. Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler
    6. Örtülü kazançlar
    7. Maddi ve manevi zararlar
    8. Kanunen kabul edilmeyen gider niteliğinde olan diğer giderler